
Habersiz Çekilen Krediye Nasıl İtiraz Edilir?
Habersiz çekilen krediye itiraz etmek için bankaya derhâl yazılı başvuru yapılmalı, krediye ilişkin tüm kayıtların korunması istenmeli ve savcılığa veya kolluğa suç duyurusunda bulunulmalıdır. Bu yazıda bankaya yapılacak başvurunun içeriği, toplanması gereken deliller, ceza soruşturması ile hukuk davası arasındaki farklar, menfi tespit ve istirdat yolları ile uyuşmazlık tutarına göre başvurulabilecek merciler açıklanmaktadır.
Habersiz Kredi Fark Edildiğinde İlk Başvurular ve Delil Koruma
Bankaya Yazılı İtiraz ve İşlem Kayıtlarının Korunması
Adınıza bilginiz ve rızanız dışında kredi kullanıldığını öğrendiğinizde bankaya aynı gün yazılı itirazda bulunmalısınız. Başvuruda kredi işlemini kabul etmediğinizi, kredi sözleşmesinin ve başvuru belgelerinin tarafınıza ait olmadığını, işlemin durdurulmasını veya kredi tutarının bloke edilmesini istediğinizi açıkça belirtin. Bankadan başvuru numarası veya evrak kayıt numarası alın. Telefonla yapılan bildirim tek başına yeterli kayıt oluşturmayabileceğinden, yazılı başvurunun banka şubesinden, bankanın kayıt bırakan elektronik kanallarından veya doğrulanabilir diğer başvuru yollarından yapılması gerekir.
İtirazda kredi başvurusunun hangi tarihte yapıldığını, kredi tutarını, hesabınıza veya başka bir hesaba aktarım bulunup bulunmadığını ve işlemi ne zaman öğrendiğinizi yazın. Bilmediğiniz bilgileri tahmin ederek doldurmayın. Bankadan aşağıdaki kayıtların korunmasını ve bir örneğinin tarafınıza verilmesini talep edin:
- Kredi sözleşmesi, başvuru formu ve kredi kullandırım belgeleri.
- Kullanılan kimlik belgesi ve kimlik doğrulama kayıtları.
- Şube işlemlerine ilişkin imza örnekleri, kamera görüntüleri ve işlem kayıtları.
- İnternet veya mobil bankacılık başvurusunda kullanılan cihaz, IP adresi, oturum ve uygulama kayıtları.
- Doğrulama SMS’leri, mobil onay kayıtları, SIM değişikliği bilgileri ve güvenlik uyarıları.
- Kredi tutarının aktarıldığı hesaba ilişkin hesap hareketleri ve para transferi kayıtları.
Kamera ve dijital işlem kayıtları belirli saklama sürelerine tabi olabileceğinden, bunların silinmeden muhafaza edilmesi başvuruda ayrıca istenmelidir. Bankaya yapılan başvurunun bir kopyasını, eklerini, teslim belgesini ve başvuru numarasını saklayın. Hesap hareketleri, banka bildirimleri, SMS’ler, e-postalar ve krediye ilişkin bildirimler silinmemelidir. Kredi işlemi bir tüketici işlemi niteliğindeyse uyuşmazlık, tüketicinin ekonomik çıkarlarının korunmasını ve zararlarının tazminini amaçlayan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde değerlendirilebilir.
Bankaya itiraz edilmesi, kredi borcunun kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Banka işlemi kabul etmez veya kayıtları düzeltmezse, kredi sözleşmesinin geçerli biçimde kurulmadığı ve borcun bulunmadığı ileri sürülerek hukuk yollarına başvurulabilir. Bankaya yapılan yazılı itiraz, sonraki başvurularda işlemin ne zaman öğrenildiğini ve bankadan hangi incelemelerin istendiğini gösteren temel belgedir.
Savcılık ve Kolluk Başvurusu
Banka başvurusundan sonra Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa gecikmeden suç duyurusunda bulunun. CMK m.158 uyarınca suç ihbarı veya şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı olarak yapılabilir; başvuru tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da gerçekleştirilebilir. Yazılı başvuruda olayları kronolojik sırayla anlatın. Kredi başvurusunu ne zaman öğrendiğinizi, bankaya ne zaman bildirim yaptığınızı, kredi tutarını, paranın aktarıldığı hesabı ve bankanın verdiği cevabı ayrı ayrı belirtin.
Şikâyet dilekçesine banka başvurusunun bir örneğini, başvuru numarasını, hesap hareketlerini, kredi bildirimlerini, SMS ve e-posta kayıtlarını ekleyin. Sahte kimlik, sahte başvuru belgesi veya başka bir resmî belgenin kullanıldığına ilişkin emare varsa bu durumu açıkça bildirin. Olayın niteliğine göre TCK m.204/1 kapsamında resmî belgede sahtecilik ve TCK m.158/1-f kapsamında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık değerlendirmesi yapılabilir.
Şikâyette yalnızca "adıma kredi çekildi" demekle yetinmeyin. Hangi işlemi gerçekleştirmediğinizi, hangi belgeyi imzalamadığınızı, bankayla ne zaman iletişime geçtiğinizi ve hangi kayıtların araştırılmasını istediğinizi somutlaştırın. Banka, şüpheli işlem sırasında kullanılan cihaz ve IP bilgilerini, kimlik doğrulama yöntemini, kamera kayıtlarını, işlem saatlerini ve para transferinin devamındaki hesap hareketlerini muhafaza etmelidir. Savcılıktan bu kayıtların bankadan, ilgili ödeme kuruluşlarından ve gerekli görülürse diğer hizmet sağlayıcılardan istenmesini talep edin.
Belirli suçlarda makul şüphe bulunması hâlinde CMK 128/A kapsamında banka, ödeme veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Bu süre, hesabın geçici olarak sınırlandırılmasına yönelik bir tedbir süresidir. Askıya alma işlemi paranın kesin olarak iade edildiği anlamına gelmez; bu nedenle hesabın, transferin ve paranın aktarılmış olabileceği diğer hesapların soruşturma kapsamında araştırılması ayrıca istenmelidir.
Bankanın Sorumluluğu ve İncelenecek Teknik Kayıtlar
Onay ve Kimlik Doğrulama Kayıtlarının İncelenmesi
Banka hesabı, kart veya dijital ödeme işlemi müşterinin geçerli onayı bulunmadan gerçekleştirilmişse işlem, 6493 sayılı Kanun bakımından yetkilendirilmemiş ödeme işlemi olarak değerlendirilebilir. Bankanın yalnızca işlem sırasında SMS gönderildiğini, mobil onay alındığını veya şifre kullanıldığını belirtmesi, işlemin müşteri tarafından gerçekleştirildiğini tek başına göstermez. İşlemin hangi cihazdan, hangi IP adresinden, hangi oturum üzerinden ve hangi kimlik doğrulama yöntemiyle yapıldığı birlikte incelenmelidir.
Kredi veya bankacılık işleminin elektronik kanallardan yapılması hâlinde aşağıdaki kayıtlar değerlendirilir:
- İşlemde kullanılan cihazın ve uygulamanın teknik kayıtları.
- IP adresi, oturum açma zamanı ve bağlantı bilgileri.
- SMS, mobil bildirim, tek kullanımlık şifre ve diğer doğrulama kayıtları.
- SIM kart değişikliği, yeni cihaz tanımlaması ve güvenlik ayarlarında yapılan değişiklikler.
- Hesaba giriş ile para transferi arasındaki zaman aralığı.
- İşlemin yapıldığı kanalın müşterinin önceki kullanım alışkanlıklarıyla uyumu.
- Transfer alıcısının daha önce tanımlanıp tanımlanmadığı ve alıcı hesabın ne zaman eklendiği.
- İşlem tutarının, açıklamasının ve sıklığının müşterinin olağan hareketleriyle uyumu.
- Bankanın işlem sırasında gönderdiği uyarılar ve uyguladığı risk kontrolleri.
Bu kayıtlar, işlemin teknik olarak hangi hesap veya cihaz üzerinden yapıldığını gösterebilir; ancak cihazın ya da hesabın müşteri tarafından kullanıldığını her durumda kesin olarak kanıtlamaz. Cihazın üçüncü kişinin eline geçmesi, SIM kart bilgilerinin değiştirilmesi, uzaktan erişim sağlanması veya doğrulama bilgilerinin ele geçirilmesi ihtimalleri ayrıca araştırılmalıdır. Müşterinin işlemi onaylamadığını bildirmesi üzerine banka, işlem kayıtlarının doğru tutulduğunu, hesabın müşterinin iradesiyle kullanıldığını ve işlemin teknik bir arızadan etkilenmediğini ortaya koymalıdır.
Yetkisiz ödeme işlemine ilişkin düzeltme talebi kural olarak işlem tarihinden itibaren en geç 13 ay içinde yapılmalıdır. Bu süre, işlemin öğrenilmesinden sonra beklenebileceği anlamına gelmez. Müşteri işlemi fark ettiği anda bankaya bildirim yapmalı, işlemin açıkça kendisine ait olmadığını belirtmeli ve inceleme sonucunun yazılı olarak bildirilmesini istemelidir. Bildirimde işlem tarihi, saat, tutar, işlem kanalı, alıcı bilgisi ve bankadan talep edilen düzeltme açıkça gösterilmelidir.
Bankanın incelemesi yalnızca doğrulama kodunun kullanılıp kullanılmadığıyla sınırlı kalmamalıdır. Olağan dışı işlem tutarı, alışılmadık işlem açıklaması, daha önce kullanılmayan cihaz, ulaşılamayan IP adresi, yeni alıcı hesabı veya kısa sürede gerçekleşen birden fazla işlem gibi göstergeler birlikte değerlendirilmelidir. Bu unsurların bankanın risk sistemleri tarafından algılanıp algılanmadığı ve işlem sırasında ek güvenlik önlemi uygulanıp uygulanmadığı da belirlenmelidir.
Müşteri Kusuru ve Bankanın Özen Yükümlülüğü
Müşteri SMS şifresini veya parolasını üçüncü kişiye vermiş, güvenlik uyarılarını dikkate almamış ya da uzaktan erişim programı yüklemişse kusur veya ağır ihmal değerlendirmesi yapılabilir. Müşterinin davranışı tazminat miktarını etkileyebilir. Bununla birlikte müşterinin kusurunun bulunması, bankanın olağandışı işlemleri algılama, kimlik doğrulama ve işlem güvenliğini sağlama yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Bankalar, müşterilerine ait mevduatı korumak ve bankacılık sistemlerini güvenli biçimde işletmek zorundadır. Bu kapsamda bankanın teknik altyapısı, işlem izleme sistemi, şüpheli hareketleri belirleme kapasitesi ve gerekli güvenlik tedbirlerini uygulayıp uygulamadığı incelenir. SMS veya 3D güvenlik şifresinin kullanılması, bankanın her olayda sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz. İşlem müşterinin olağan kullanımına aykırıysa, tutar önceki harcamalara göre yüksekse veya işlem açıklaması alışılmadık nitelikteyse bankanın ek kontrol uygulaması gerekebilir.
Müşteri ile banka arasındaki kusur değerlendirmesinde tek bir kayıt belirleyici değildir. Müşterinin şifreyi koruma davranışı, bankanın uyarılarının içeriği, işlem sırasında kullanılan cihaz, IP adresi, SIM bilgileri, işlem limiti, alıcı hesabın tanımlanma zamanı ve bankanın güvenlik sisteminin verdiği tepkiler birlikte ele alınır. Müşterinin bilgisi dışında gerçekleşen işlemde bankanın güvenlik açığı bulunuyorsa, müşterinin yalnızca işlem doğrulama mesajını almış olması zararın tamamından sorumlu tutulması için yeterli olmayabilir.
Kaynakta belirtilen bir olayda alışılmadık işlem açıklaması, IP adresine ulaşılamaması ve tutarın önceki harcamalara göre yüksek olması dikkate alınarak bankanın yüzde 50 müterafik kusurlu kabul edildiği belirtilmiştir. Bu tür teknik ve davranışsal göstergeler, bankanın işlemi önleme veya ek doğrulama yapma imkânı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde kullanılabilir. Usulsüz işlemlerle çekilen paraların bankanın zararı niteliğinde değerlendirilebileceğine ilişkin kaynakta Yargıtay 2008/8931 E., 2010/4143 K. numaralı karar belirtilmiştir. Bu değerlendirmede bankanın işlem güvenliği, müşterinin davranışı ve somut olayın teknik kayıtları birlikte incelenir.
Borçtan Kurtulma ve Bankaya karşı Hukuki Talepler
Menfi Tespit ve İstirdat Talepleri
Habersiz kredi işleminde kredi sözleşmesinin geçerli biçimde kurulmadığı veya kredi borcunun bulunmadığı ileri sürülerek menfi tespit davası açılabilir. Bu dava, bankanın kredi sözleşmesine dayanarak talep ettiği borcun tüketiciye ya da hesap sahibine ait olmadığının belirlenmesini amaçlar. Davada kredi başvurusunda kullanılan kimlik veya başvuru belgesinin, imzanın, elektronik onayın, cihaz ve IP kayıtlarının, doğrulama bilgilerinin ve kredi tutarının aktarıldığı hesap hareketlerinin incelenmesi istenebilir.
Menfi tespit davasında bankanın hangi belgeye dayanarak borç talep ettiği açıkça ortaya konulmalıdır. Kredi sözleşmesinin imzalanmadığı, elektronik başvurunun davacı tarafından yapılmadığı, kimlik bilgilerinin üçüncü kişilerce kullanıldığı veya kredi tutarının davacının iradesi dışında aktarıldığı ileri sürülebilir. Bankanın işlem kayıtları ile müşterinin kullanım alışkanlıkları arasındaki uyumsuzluk da değerlendirmeye alınabilir. Önceki banka başvurusu, başvuru numarası, kredi kayıtları ve savcılık soruşturmasına ilişkin belgeler dava dosyasına sunulabilir.
Borçlu olmadığı hâlde icra takibi veya kredi kaydı nedeniyle zarara uğrama riski varsa menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talep edilebilir. Tedbirle takip işlemlerinin ve kredi kaydından doğan zararların sınırlandırılması istenebilir. Mahkeme, talebi uyuşmazlığın özelliklerine ve sunulan belgelere göre değerlendirir. Tedbir talebinde kredi işleminin ne zaman öğrenildiği, bankaya ne zaman itiraz edildiği, bankanın cevabı ve devam eden bir takip bulunup bulunmadığı açıklanmalıdır.
Habersiz kredi nedeniyle borç olmadığı hâlde taksit veya başka bir ödeme yapılmışsa istirdat davası gündeme gelir. Bu dava, borç bulunmadığı hâlde ödenen tutarların geri alınmasına yöneliktir. Ödemelerin hangi tarihlerde ve hangi miktarlarda yapıldığı, ödeme sırasında icra baskısı veya başka bir zorunluluk bulunup bulunmadığı belgelenmelidir. Banka hesap ekstreleri, ödeme dekontları ve kredi hesap hareketleri talebin miktarını gösterir.
Uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olması hâlinde görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Tüketici mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce 6502 sayılı Kanun m.73/A uyarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Arabuluculuk başvurusunda kredi sözleşmesinin geçersizliği, borcun bulunmadığının tespiti veya ödenen tutarların iadesi yönündeki talepler açıkça belirtilmelidir. Uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde değilse görevli mahkeme ve dava şartları farklı değerlendirilebilir.
İcra Takibine karşı İtiraz
Banka, habersiz krediye dayanarak icra takibi başlatırsa ödeme emrinin tebliğ tarihi dikkatle belirlenmelidir. İcra ödeme emrine, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edilmelidir. İtirazda kredi borcunun kabul edilmediği, kredi sözleşmesinin veya imzanın borçluya ait olmadığı ve icra takibinin dayanaksız olduğu açıkça yazılmalıdır. Sadece borca itiraz edildiğinin belirtilmesi, kredi işlemine ilişkin itirazın kapsamını yeterince göstermeyebilir.
İtiraz dilekçesinde takip dosyasının numarası, ödeme emrinin tebliğ tarihi, talep edilen borç miktarı ve itiraz edilen kredi işlemi gösterilmelidir. Borçlu, imzanın kendisine ait olmadığını veya kredi başvurusunu kendisinin yapmadığını açıkça belirtmelidir. Elektronik kredi işleminde ise başvurunun, onayın, cihaz kullanımının, IP adresinin, SIM değişikliğinin veya doğrulama kaydının kendisine ait olmadığı açıklanabilir. Bankadan kredi sözleşmesinin ve işlem kayıtlarının sunulması istenebilir.
Süresi içinde yapılan itiraz icra takibinin ilerlemesini etkiler. Bununla birlikte icra dosyasındaki işlemler ile borcun esasına ilişkin menfi tespit davası farklı hukuki yollar olabilir. Takibin devam etmesi veya kredi kaydının zarar doğurması riski varsa menfi tespit davasıyla birlikte ihtiyati tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir. Daha önce ödeme yapılmışsa, ödenen tutarların geri alınması için istirdat talebinde bulunulabilir.
İcra ödeme emrine itiraz edilmesi, bankaya yapılan yazılı itirazın yerine geçmez. Bankaya verilen itiraz dilekçesi kredi işleminin incelenmesini ve kayıtların düzeltilmesini amaçlarken, icra dairesine yapılan itiraz takip dosyasındaki borç talebine yöneliktir. Bu başvuruların tarihleri, içerikleri ve tebliğ belgeleri ayrı ayrı saklanmalıdır.
Banka Başvurusu Sonrası Tüketici Uyuşmazlığı Yolları
Tüketici Hakem Heyetine Başvuru Sınırı
Bankaya yapılan yazılı itirazın uyuşmazlığı çözmemesi hâlinde başvuru yolu, işlemin tüketici işlemi niteliğine ve uyuşmazlık tutarına göre belirlenir. 2026 yılında 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılması zorunludur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise hakem heyetine başvurulamaz. Bu sınır, habersiz kredi nedeniyle bankadan istenen bedelin yanı sıra somut olayda talep edilen diğer parasal istemlerin değerlendirilmesinde dikkate alınır.
Hakem heyetine başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki yetkili heyete yapılır. Başvuru şahsen veya avukat aracılığıyla elden, postayla ya da e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi kullanılarak gerçekleştirilebilir. Sözlü başvuru yapılamaz. Başvuru dilekçesinde tüketicinin ve bankanın bilgileri, kredi işleminin ne olduğu, kredi tutarı, talep edilen sonuç ve uyuşmazlık değeri açıkça gösterilmelidir. Bankaya yapılan yazılı itiraz, bankanın cevabı, kredi hesap hareketleri, ödeme belgeleri ve uyuşmazlığı destekleyen diğer kayıtlar dilekçeye eklenmelidir.
Elektronik başvuruda form eksiksiz doldurulmalı ve belgeler sisteme okunabilir biçimde yüklenmelidir. Başvurunun hangi bankacılık işlemine ilişkin olduğu, bankaya daha önce ne zaman başvurulduğu ve bankanın başvuruya verdiği cevabın içeriği açıkça belirtilmelidir. Aynı uyuşmazlık için farklı heyetlere mükerrer başvuru yapılmaması gerekir. Yetkili heyetin bulunmadığı ilçelerde başvuru, belirlenen yetkili heyet veya kaymakamlık irtibat personeli aracılığıyla TÜBİS üzerinden yapılabilir.
Tüketici hakem heyeti incelemeyi esasen dosya üzerinden yürütür. Heyet gerekli görürse taraflardan ek açıklama ve belge isteyebilir, tarafları dinleyebilir veya bilirkişi incelemesine başvurabilir. Bilgi ve belgelerin sunulması için en fazla 30 gün süre verilebilir. Bilirkişi raporunun hazırlanması için öngörülen süre ise 15 iş günüdür. Bankanın teknik kayıtları, kredi başvurusu ve kullandırım belgeleri, hesap hareketleri veya tarafların sunduğu diğer deliller uyuşmazlığın çözümü için incelenebilir.
Başvuru en geç 6 ay içinde karara bağlanır. Gerekli hâllerde bu süre en fazla 3 ay uzatılabilir. Heyet karar verilinceye kadar tarafların ek belge sunması veya uzlaşmaya varması mümkündür. Uzlaşma sağlanırsa buna ilişkin belge ve açıklamalar heyete sunulmalıdır. Hakem heyeti kararı, taraflara bildirilmesiyle birlikte uyuşmazlık bakımından sonuç doğurur.
Karara İtiraz ve İcra
Tüketici hakem heyetinin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, uyuşmazlığın niteliğine göre ilgili tüketici mahkemesine veya tüketici mahkemesinin bulunmadığı yerlerde görevli asliye hukuk mahkemesine yöneltilir. İtiraz dilekçesinde hakem heyeti kararının tarihi ve dosya bilgileri, kararın hangi bölümüne itiraz edildiği, bankaya yapılan başvurular, kredi işleminin neden kabul edilmediği ve talep edilen sonuç açıklanmalıdır.
İtiraz süresi kararın öğrenildiği tarihe göre değil, kararın tebliğ edildiği tarihe göre hesaplanır. Bu nedenle tebliğ belgesi saklanmalı ve 2 haftalık sürenin başlangıcı dikkatle belirlenmelidir. Süresinde itiraz edilmemesi hâlinde karar bakımından kanunda öngörülen sonuçlar doğabilir. İtiraz incelemesinde kredi sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, kredi başvurusunun tüketici tarafından yapılıp yapılmadığı, bankanın sunduğu kayıtların işlemi doğrulamaya yeterli olup olmadığı ve başvuru kapsamındaki diğer deliller değerlendirilir.
Hakem heyeti kararı tüketici lehine verilmiş ve banka kararı yerine getirmemişse kararın icrası istenebilir. Kararın yerine getirilmemesi hâlinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra yoluna başvurulabilir. İcra başvurusunda hakem heyeti kararının aslı veya usulüne uygun örneği, tebliğ belgeleri ve yerine getirilmeyen yükümlülük gösterilmelidir. Kararın bankaya tebliğ edilmiş olması, talep edilen iadenin veya diğer edimin yerine getirilmediğini gösteren banka yazışmalarıyla birlikte sunulabilir.
Hakem heyeti kararının icra edilmesi, kararın kapsamını aşacak yeni bir talep ileri sürülmesine imkân vermez. İcra işlemi kararda hükmedilen iade veya diğer edimle sınırlı yürütülür. Banka, hakem heyeti kararına karşı süresi içinde mahkemeye itiraz etmişse uyuşmazlık mahkeme incelemesine taşınır. İtiraz üzerine verilen mahkeme kararı kesindir.
Özel Durumlarda Kredi Borcunun Sınırlandırılması
Aile Konutu İpoteğine İtiraz
Kredi borcu nedeniyle aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerine ipotek konulması, diğer eşin açık rızasının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek incelenir. Tapuda aile konutu şerhi bulunmaması, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı iddiasının araştırılmasına engel değildir. Taşınmazın uzun süredir ailenin ortak yaşamını sürdürdüğü konut olarak kullanılması ve diğer eşin ipotek işlemine açıkça rıza vermemesi, ipoteğin geçerliliği bakımından ileri sürülebilecek temel olgulardır.
Aile konutu niteliği ve rıza eksikliği somut delillerle ortaya konulmalıdır. Ekspertiz raporu, taşınmazın kullanım özelliklerini ve fiilî durumunu göstermeye yarayabilir. Kolluk araştırması, taşınmazda kimin yaşadığının ve taşınmazın aile yaşamının merkezi olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine katkı sağlayabilir. Tanık beyanları da taşınmazın uzun süredir aile konutu olarak kullanıldığını ve diğer eşin ipotek işlemine açık rıza vermediğini ortaya koymak için değerlendirilebilir.
İpotek işlemine itiraz edilirken taşınmazın tapu bilgileri, ipotek tesis tarihi, kredi işlemiyle bağlantısı ve eşin rızasının bulunmadığı açıkça belirtilmelidir. Tapuda aile konutu şerhi bulunmadığı gerekçesiyle itirazın baştan reddedileceği kabul edilemez; taşınmazın gerçek kullanım biçimi ve aile konutu niteliği ayrıca araştırılmalıdır. İpotek işleminin geçersiz olduğu ileri sürülüyorsa ekspertiz raporu, kolluk araştırması ve tanık anlatımları birlikte sunulmalıdır.
Kaynakta aktarılan değerlendirmeye göre, tapuda aile konutu şerhi bulunmasa bile uzun yıllardır aile konutu olarak kullanılan taşınmaza diğer eşin açık rızası olmadan konulan ipoteğin geçersizliği gündeme gelebilir. Bu değerlendirme, kredi borcunun güvence altına alınması amacıyla kurulan ipoteğin her durumda geçerli kabul edilemeyeceğini gösterir. İtirazın konusu yalnızca kredi borcunun miktarı değil, ipoteğin kurulması için gerekli koşulların bulunup bulunmadığıdır.
Kredi Kaydının Düzeltilmesi
Adınıza bilginiz dışında kredi veya başka bir finansal işlem açılıp açılmadığını belirlemek için e-Devlet üzerinden Risk Merkezi Raporu incelenmelidir. Bu rapor, kişinin adına kayıtlı kredi ve finansal işlem bilgilerini kontrol etmesine imkân verir. Yalnızca bilinen tek bir kredi başvurusunun incelenmesiyle yetinilmemeli, aynı kişi adına farklı tarihlerde veya farklı kuruluşlar üzerinden başka işlemler bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir. KKB veya Findeks kredi raporları da ayrıca incelenebilir.
Raporda size ait olmayan bir kredi veya finansal işlem görülürse ilgili bankaya yazılı başvuru yapılmalıdır. Başvuruda kaydın kabul edilmediği, işlemin kişi tarafından gerçekleştirilmediği ve kredi kaydının incelenerek düzeltilmesinin istendiği belirtilmelidir. Bankaya yapılan başvurunun tarihi, başvuru numarası ve bankanın cevabı saklanmalıdır. Kayıt düzeltilmezse, borç bulunmadığının tespiti ve kredi kaydından doğan zararların sınırlandırılması için daha önce açıklanan hukuk yollarına başvurulabilir.
Bireysel müşteriler, bankaya önceden yazılı başvuru yapmak şartıyla TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyetine de başvurabilir. Bu yol, banka ile müşteri arasındaki uyuşmazlığın alternatif bir uyuşmazlık çözüm merciinde incelenmesini sağlar. 2026 yılında 51.158 TL’ye kadar verilen kararların bankalar açısından bağlayıcı olduğu belirtilmiştir. Başvuruya bankaya yapılan yazılı itiraz, banka cevabı, Risk Merkezi Raporu, KKB veya Findeks raporu ve hatalı kredi kaydını gösteren diğer belgeler eklenmelidir.
TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti bakımından olaydan itibaren iki yıllık süre ile bankanın cevabından veya cevap süresinin dolmasından sonra altmış günlük süre önem taşır. Bu nedenle banka başvurusunun hangi tarihte yapıldığı, cevabın ne zaman alındığı veya cevap süresinin ne zaman sona erdiği belgelenmelidir. Sürelerin hesaplanabilmesi için yazılı başvuru ve tebliğ kayıtları korunmalıdır.
Somut olayda aile konutu ipoteği bulunuyorsa taşınmazın kullanımını ve diğer eşin açık rızasının bulunmadığını gösteren deliller toplanmalı; kredi kaydı bakımından ise Risk Merkezi Raporu, KKB veya Findeks kayıtları kontrol edilmelidir. Hatalı kayıt için bankaya yazılı başvuru yapılmalı, gerekli hâllerde TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti veya ilgili hukuk yollarına süresi içinde başvurulmalıdır.