Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarına İlişkin Yeni MASAK Düzenlemesi

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarına İlişkin Yeni MASAK Düzenlemesi

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarına İlişkin Yeni MASAK Düzenlemesi, KVHS’lerin mali suçlarla mücadele kapsamındaki güncel yükümlülüklerini ve uygulamadaki sonuçlarını ele almaktadır. Çalışmada kimlik tespiti, şüpheli işlem bildirimi, işlem erteleme, transfer limitleri, kayıt saklama, uyum programı, yabancı müşterilerin uzaktan edinimi ve ihlal hâlinde uygulanabilecek yaptırımlar; ilgili kanun, tebliğ ve MASAK rehberleri çerçevesinde incelenmektedir.

Kvhs’lerin MASAK Yükümlüsü Olarak Konumu

Yükümlülüklerin Hukuki Dayanakları

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, 1 Mayıs 2021 tarihli ve 31471 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile MASAK yükümlüsü kuruluşlar kapsamına alınmıştır. Bu düzenleme, kripto varlık alım satımına elektronik işlem platformları üzerinden aracılık eden kuruluşların, suç gelirlerinin aklanmasının ve bağlantılı mali suçların önlenmesine yönelik yükümlülük sistemine dâhil edilmesini sağlamıştır. Böylece KVHS’ler, yalnızca kripto varlık işlemlerine aracılık eden ticari platformlar olarak değil, aynı zamanda mali suçlarla mücadele çerçevesinde belirli uyum sorumlulukları bulunan kuruluşlar olarak konumlandırılmıştır.

KVHS’lerin temel yükümlülüklerinin kanuni dayanağını 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun oluşturmaktadır. Bu Kanun kapsamında KVHS’ler bakımından müşterinin tanınması, kimlik tespiti, şüpheli işlem bildirimi, bilgi ve belge verme ile kayıtların muhafaza edilmesi başta olmak üzere çeşitli sorumluluklar doğmaktadır. Bu yükümlülükler, kuruluşun müşteri kabulünden işlem süreçlerine ve sonrasında yürütülen kayıt yönetimine kadar uzanan sürekli bir uyum çerçevesi meydana getirir.

KVHS’lerin tabi olduğu düzenleme yalnızca suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesiyle sınırlı değildir. 6415 sayılı Kanun, terörizmin finansmanının önlenmesine ilişkin düzenlemelerin kanuni dayanağını oluştururken, 7262 sayılı Kanun kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine ilişkin düzenlemeler bakımından önem taşır. Bu kanunlar, KVHS’lerin mali suç risklerini değerlendirirken dikkate alması gereken hukuki çerçevenin kapsamını genişletmektedir.

Bu nedenle KVHS’lerin MASAK yükümlülüğü, tek bir bildirim veya tek seferlik müşteri kontrolü işleminden ibaret değildir. Yükümlülükler; kuruluş içinde politika ve prosedürlerin oluşturulmasını, görev ve sorumlulukların belirlenmesini, müşteri ve işlem risklerinin izlenmesini, gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesini ve kayıtların düzenli biçimde korunmasını gerektiren kurumsal bir sistem olarak uygulanır.

Uyum Programı ve Kurumsal Yapılanma

KVHS’lerin MASAK mevzuatına uyumu, Uyum Programı Yönetmeliği’nin Beşinci Maddesi kapsamında oluşturulması gereken uyum programı üzerinden yürütülür. Uyum programı, kuruluşun mali suç risklerine karşı uygulayacağı kurum politika ve prosedürlerini belirleyen, sorumlulukları kurumsal olarak dağıtan ve kontrol faaliyetlerini sistematik hâle getiren yapıdır.

Bu kapsamda uyum programının başlıca unsurları şunlardır:

  • Kurum politika ve prosedürlerinin belirlenmesi
  • Uyum görevlisi ve uyum biriminin oluşturulması
  • Risk yönetimi faaliyetlerinin yürütülmesi
  • İzleme ve kontrol çalışmalarının gerçekleştirilmesi
  • Çalışanlara yönelik eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi
  • İç denetim faaliyetlerinin yürütülmesi

Kurum politika ve prosedürleri, KVHS’nin MASAK yükümlülüklerini hangi yöntemlerle yerine getireceğini ortaya koyar. Bu belgelerde müşteri kabulü, kimlik tespiti, işlem risklerinin değerlendirilmesi, şüpheli işlem süreçleri ve kayıt yönetimi gibi uyum alanlarına ilişkin kurumsal yaklaşımın belirlenmesi gerekir. Uyum programının amacı yalnızca yazılı doküman oluşturmak değil, bu dokümanların kuruluşun günlük faaliyetlerine uygulanmasını sağlamaktır.

Uyum görevlisi ve uyum birimi, programın işleyişinde merkezi role sahiptir. Bu yapılanma, uyum süreçlerinin belirli bir sorumluluk alanı içinde yürütülmesine ve MASAK yükümlülüklerinin kuruluşun operasyonel faaliyetlerinden ayrıştırılmış bir kontrol mekanizmasıyla izlenmesine hizmet eder. Risk yönetimi ise KVHS’nin karşı karşıya bulunduğu mali suç risklerinin belirlenmesi ve bu risklere uygun kontrol yöntemlerinin uygulanmasını kapsar.

İzleme ve kontrol faaliyetleri, işlemlerin ve müşteri ilişkilerinin belirlenen politika ve prosedürlere uygun yürütülüp yürütülmediğinin takip edilmesini sağlar. Eğitim faaliyetleriyle çalışanların uyum yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi, iç denetim faaliyetleriyle de uyum programının işleyişinin değerlendirilmesi amaçlanır. Bu unsurların birlikte yürütülmesi, KVHS’nin yalnızca işlem gerçekleştiren bir platform değil, mali suç risklerini yöneten kurumsal bir yapı olarak faaliyet göstermesini sağlar.

Müşterinin Tanınması ve Kayıt Saklama

KVHS’lerin müşterilerini tanıması ve kimlik tespitine ilişkin süreçleri usulüne uygun biçimde yürütmesi, 5549 sayılı Kanun kapsamındaki temel yükümlülükler arasındadır. Müşterinin tanınması, müşteri hakkında gerekli kimlik bilgilerinin alınması ve bu bilgilerin doğrulanmasına yönelik işlemlerin gerçekleştirilmesini ifade eder. Bu süreç, müşteri kabulüyle sınırlı olmayıp KVHS’nin müşteri ilişkisini ve ilgili işlemleri değerlendirmesine imkân veren kayıt düzeninin kurulmasını da gerektirir.

Kimlik tespiti kapsamında elde edilen bilgiler, müşterinin işlem faaliyetlerinin izlenmesi bakımından temel veri niteliğindedir. KVHS, müşteriye ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin bilgi ve belgeleri düzenli şekilde muhafaza etmeli; MASAK mevzuatı kapsamında talep edilmesi hâlinde gerekli bilgi, belge ve kayıtları sunabilecek durumda olmalıdır. Bu yükümlülük, bilgi ve belgelerin yalnızca alınmasını değil, erişilebilir ve doğrulanabilir bir kayıt sisteminde korunmasını da zorunlu kılar.

Belgeler, kayıtlar ve kimlik tespitine ilişkin evrak son ilgili tarihten itibaren sekiz yıl süreyle saklanmalıdır. Sekiz yıllık saklama süresi, KVHS’nin müşteri ilişkisi ve işlemler bakımından geçmişe dönük inceleme yapılmasına imkân verecek bir arşiv düzeni kurmasını gerektirir. Kayıtların eksik, dağınık veya erişilemez biçimde tutulması, kimlik tespiti ve bilgi-belge verme yükümlülüklerinin fiilen yerine getirilmesini engeller.

Kayıt saklama sistemi en az şu unsurları kapsayacak şekilde işletilmelidir:

  • Kimlik tespitine ilişkin evrakın korunması
  • Müşteri ve işlem bilgilerinin düzenli biçimde kaydedilmesi
  • Belgelerin son ilgili tarihten itibaren sekiz yıl boyunca muhafaza edilmesi
  • Bilgi ve belgelerin gerektiğinde eksiksiz şekilde sunulabilmesi
  • Kayıtlara erişimin ve kayıtların doğrulanabilirliğinin sağlanması

Bu yapı, müşterinin tanınması yükümlülüğü ile kayıt saklama yükümlülüğünü birbirinden ayrılmaz hâle getirir. Kimlik tespiti sırasında elde edilen verilerin saklanmaması, saklama süresine uyulmaması veya talep edildiğinde sunulamaması, müşteri kabulü aşamasında yapılan işlemlerin tek başına yeterli görülmemesine neden olur. KVHS bakımından uyum, müşteri hakkında gerekli bilgilerin alınmasıyla başlayan ve bu bilgilerin mevzuatta öngörülen süre boyunca korunmasıyla devam eden kesintisiz bir süreçtir.

Kimlik Tespiti, Gerçek Faydalanıcı ve Uzaktan Müşteri Edinimi

Sürekli İş İlişkilerinde Kimlik Tespiti

KVHS’ler bakımından kimlik tespiti, yalnızca müşteri hesabının açıldığı anda tamamlanan tek seferlik bir işlem değildir. Sürekli iş ilişkisi kurulmasıyla birlikte müşterinin kimlik bilgilerinin alınması, doğrulanması ve müşteri ilişkisinin niteliğiyle uyumlu biçimde güncel tutulması gerekir. Bu çerçeve, müşterinin işlem faaliyetlerinin kimin adına ve kimin menfaatine yürütüldüğünün belirlenmesini de kapsar. Özellikle gerçek faydalanıcının tespiti, müşteri bilgilerinin şeklen alınmasıyla yetinilmemesini ve işlemlerden fiilen yararlanan kişinin ortaya çıkarılmasını gerektirir.

Kimlik tespitinin kapsamı ve uygulanma esasları Tedbirler Yönetmeliği’nin m.5 ila m.26/A hükümleri arasında düzenlenmiştir. Bu hükümler doğrultusunda KVHS, müşteri kabulü sırasında elde ettiği bilgileri işlem ilişkisiyle bağlantılı olarak değerlendirmeli ve gerekli doğrulama süreçlerini işletmelidir. Müşterinin hesabı kendi adına kullanıp kullanmadığı, işlem talimatlarının müşteri profiliyle uyumlu olup olmadığı ve müşteri adına hareket eden başka bir kişinin bulunup bulunmadığı, kimlik ve gerçek faydalanıcı değerlendirmesinde dikkate alınması gereken unsurlardır.

Gerçek faydalanıcının belirlenemediği veya müşterinin sunduğu bilgilerin işlem ilişkisini açıklamakta yetersiz kaldığı durumlarda müşteri kabul süreci tamamlanmış sayılmaz. KVHS’nin bu aşamada aldığı bilgi ve belgeleri kayıt altına alması, değerlendirme sonucunu gerekçelendirmesi ve gerekli kontrolleri gerçekleştirmesi gerekir. Gerçek faydalanıcıya ilişkin bilgiler, müşteri tanıma sürecinin tamamlayıcı unsuru olarak işlem izleme faaliyetleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Kimlik tespiti bakımından işlem tutarının tek ölçüt olmadığı da açıktır. Bir işlemin şüpheli işlem bildirimini gerektiren nitelikte olması hâlinde, tutar gözetilmeksizin kimlik tespiti yapılması gerekir. Bu nedenle düşük tutarlı işlemler, müşteri ilişkisinin veya işlemin niteliği mali suç riski doğuruyorsa, kimlik tespiti yükümlülüğünün dışında bırakılamaz.

Faaliyette bulunan KVHS’lerin uyum görevlisi ve uyum görevlisi yardımcısını ataması ile MASAK elektronik tebligat hesabı açma başvurusu bakımından belirtilen tarih 25/01/2025’tir. Bu tarih, kimlik tespiti süreçlerinin yalnızca operasyon birimlerince yürütülen işlemler olarak değil, kurumsal uyum yapılanması içinde yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

15.000 TL Eşiği ve Risk Temelli Tedbirler

Sürekli iş ilişkisi dışında gerçekleştirilen işlemlerde, bağlantılı işlemler de dikkate alınarak 15.000 TL tutarına ulaşılması hâlinde kimlik tespiti zorunludur. Buradaki değerlendirme, işlemlerin birbirinden bağımsız ve kopuk hareketler olarak ele alınmasına dayanamaz. Aynı müşteri, aynı işlem amacı veya birbirleriyle bağlantılı işlem talimatları birlikte değerlendirilerek kimlik tespiti yükümlülüğünün doğup doğmadığı belirlenmelidir.

15.000 TL eşiği, kimlik tespitinin uygulanacağı asgari çerçeveyi gösterir; ancak KVHS’nin risk değerlendirmesini yalnızca bu tutarla sınırlandırmasına izin vermez. İşlemin tutarı eşik altında kalsa dahi müşteri profili, işlem modeli, işlem tarafları veya işlem akışındaki olağandışı özellikler ayrıca incelenmelidir. Şüpheli işlem bildirimini gerektiren durumlarda ise kimlik tespiti tutara bağlı olmaksızın yapılır.

Risk temelli yaklaşım, her müşteriye ve her işleme aynı kontrol seviyesinin uygulanması yerine, tespit edilen riskle orantılı tedbirlerin alınmasını gerektirir. Bu kapsamda KVHS’nin müşteri kabulü, işlem izleme ve gerçek faydalanıcı incelemesi süreçlerini birbirinden kopuk yürütmemesi gerekir. Müşterinin beyan ettiği faaliyet ile gerçekleştirdiği işlemler arasında uyumsuzluk bulunması, işlemlerin farklı kişiler veya hesaplar üzerinden yürütülmesi ya da fon hareketlerinin açıklanamaması, ek inceleme yapılmasını gerektiren risk göstergeleridir.

Risk değerlendirmesinin sonucu, müşteri dosyasına ve ilgili işlem kayıtlarına yansıtılmalıdır. Uygulanan tedbirin hangi bilgi ve belgeye dayandığı, müşteri ilişkisinin nasıl değerlendirildiği ve gerektiğinde hangi ek kontrollerin yapıldığı sonradan anlaşılabilir olmalıdır. Bu kayıt düzeni, KVHS’nin kimlik tespiti yükümlülüğünü şeklen değil, denetlenebilir bir süreç olarak yerine getirmesini sağlar.

Yabancı Müşterilerin Uzaktan Kimlik Tespiti

KVHS’lerin sürekli iş ilişkisi kurdukları müşteriler için uzaktan kimlik tespiti yapabilmesine ilişkin temel düzenleme 19 Sıra No.’lu Tebliğ m.5/A hükmünde yer almaktadır. Uzaktan müşteri edinimi, müşterinin fiziksel olarak bulunmadığı ortamda kimlik bilgilerinin alınmasını ve bu bilgilerin doğrulanmasını sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntemin kullanılması, kimlik tespiti yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; yalnızca tespitin gerçekleştirilme biçimini değiştirir.

Uzaktan kimlik tespitinde KVHS, müşterinin sunduğu kimlik bilgilerinin doğrulanabilir olmasını ve müşteriyle kurulan ilişkinin güvenilir bir kayıt düzeni içinde yürütülmesini sağlamalıdır. Kimlik bilgilerinin doğrulanması ile gerçek faydalanıcının belirlenmesi birbirinden ayrı aşamalar olarak ele alınmalıdır. Kimliği doğrulanan kişinin hesabı kendi adına kullanıp kullanmadığı veya başka bir kişi adına işlem yapıp yapmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

27.06.2026 tarihli Sıra No: 32 Tebliği, yabancı uyruklu gerçek kişilerin belirli teknik ve idari koşullar altında KVHS’ler tarafından uzaktan kimlik tespiti yoluyla müşteri olarak kabul edilmesine imkân tanımaktadır. Böylece yabancı müşterilerin müşteri edinim süreci, uzaktan kimlik tespitinin güvenilir şekilde uygulanması ve ilgili koşulların yerine getirilmesi şartıyla yürütülebilir hâle gelmiştir.

Bu düzenleme kapsamında yabancı müşterinin uzaktan kabulü, KVHS açısından ek bir kontrol sorumluluğu doğurur. Kuruluş, uzaktan edinim kanalının teknik işleyişini, kimlik bilgilerinin doğrulanmasını ve müşteri ilişkisinin risk profilini birlikte değerlendirmelidir. Yabancı müşterinin işlem faaliyetleri ile beyanları arasında uyumsuzluk bulunduğunda, müşteri ilişkisinin devamı ve uygulanacak tedbirler risk değerlendirmesi üzerinden belirlenmelidir.

Uzaktan müşteri edinimine ilişkin süreçlerde elde edilen kimlik verileri, doğrulama kayıtları ve müşteri kabul kararına esas alınan belgeler bütünlük içinde korunmalıdır. Elektronik ortamda yürütülen işlemlerde kayıtların değiştirilemez, erişilebilir ve gerektiğinde incelenebilir olması önem taşır. Bu nedenle uzaktan kimlik tespiti, yalnızca dijital başvuru alınması olarak değil, kimlik doğrulama, gerçek faydalanıcı incelemesi ve risk temelli kontrol aşamalarını içeren bir uyum süreci olarak uygulanmalıdır.

Şüpheli İşlem Bildirimi ve İşlemin Ertelenmesi

Masak.online Bildirim Usulü

KVHS’lerin şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğünün temel hukuki dayanağı 5549 sayılı Kanun m.4 hükmüdür. Bu hüküm uyarınca, mal varlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına ilişkin bilgi, şüphe ya da şüpheyi gerektiren bir husus bulunması hâlinde MASAK’a bildirim yapılması gerekir. Bildirim yükümlülüğünün doğması için işlemin belirli bir parasal tutara ulaşması aranmaz. Esas alınan ölçüt, işlemin mal varlığının kaynağı veya kullanım amacı bakımından yasa dışı bir bağlantıya ilişkin bilgi ya da şüphe oluşturmasıdır.

KVHS’ler tarafından uygulanacak bildirim usul ve esasları, Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları Şüpheli İşlem Bildirim Rehberi, Sürüm 2.0, 26.07.2024 tarihli düzenlemede açıklanmıştır. Rehber; şüpheli işlem bildiriminde kullanılacak bildirim formunu ve MASAK.Online üzerinden yürütülecek gönderim sürecini düzenleyen uygulama çerçevesini ortaya koyar. Bu nedenle KVHS’nin yalnızca şüpheli işlemi tespit etmesi yeterli değildir. Tespit edilen şüphenin, ilgili bildirim usulüne uygun şekilde MASAK’a iletilmesi gerekir.

MASAK.Online bildirimi, KVHS’nin şüpheli işlem değerlendirmesini kurumsal bir kayıt ve bildirim süreci içinde sonuçlandırmasını sağlar. Bildirimin hazırlanmasında, Rehber’de öngörülen form ve gönderim sürecine uyulmalıdır. Şüpheye konu işlemin niteliği, işlemle bağlantılı değerlendirme ve bildirimin dayandığı unsurlar, bildirim sürecinin ayrılmaz parçalarıdır. Bildirim yükümlülüğü bakımından işlem tarihi ile bildirimin gönderildiği tarih arasındaki sürenin de ayrıca takip edilmesi zorunludur.

Şüpheli işlemler, işlemin oluştuğu tarihten itibaren on iş günü içinde bildirilmelidir. Bu süre, KVHS’nin şüpheli işlem tespitini gecikmeksizin değerlendirmesini ve gerekli bildirimi belirlenen süre içinde tamamlamasını gerektirir. İşlemin bildirim süresinin sonuna kadar bekletilmesi, bildirim yükümlülüğünün amacına aykırı bir uygulama oluşturur. Bu nedenle işlem izleme ve uyum birimleri, şüphe doğuran işlemlerin tespit tarihi ile işlem tarihi arasındaki ilişkiyi kayıt altına almalı ve on iş günlük sürenin geçirilmemesini sağlayacak bir takip mekanizması kurmalıdır.

Bildirim İçeriği ve Şüphe Kategorileri

Şüpheli işlem bildiriminde temel değerlendirme, mal varlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanılacağına ilişkin bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektiren hususun ortaya konulmasıdır. 5549 sayılı Kanun m.4, bildirimin dayandığı hukuki ölçütü bu bağlantı üzerinden belirler. Dolayısıyla KVHS, yalnızca işlemin olağan dışı görünmesine dayanmakla yetinmemeli; şüpheyi doğuran unsurları işlemle ve mal varlığı hareketiyle bağlantılı biçimde değerlendirmelidir.

Bildirim içeriğinin oluşturulmasında Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları Şüpheli İşlem Bildirim Rehberi, Sürüm 2.0, 26.07.2024 dikkate alınmalıdır. Rehber, kullanılacak bildirim formunu ve MASAK.Online gönderim sürecini açıkladığından, KVHS’nin bildirimlerini standart ve denetlenebilir bir usul içinde hazırlamasına imkân verir. Bildirim formunda yer alan bilgilerin, şüpheli işlemin anlaşılmasını sağlayacak şekilde ve Rehber’de belirtilen usule uygun olarak sunulması gerekir.

Şüphe kategorilerinin değerlendirilmesinde şu ayrım korunmalıdır:

  • Mal varlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine ilişkin bilgi veya şüphe
  • Mal varlığının yasa dışı amaçlarla kullanıldığına ilişkin bilgi veya şüphe
  • Bu bağlantılardan birinin bulunduğuna dair şüpheyi gerektiren hususlar
  • Aklama veya terörizmin finansmanı şüphesini destekleyen belge ya da ciddi emareler

Bu kategoriler, bildirimin hangi hukuki temele dayandığını belirlemek bakımından önem taşır. Her şüpheli işlem değerlendirmesi, somut olayda hangi bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektiren hususun mevcut olduğunu gösterecek şekilde yapılmalıdır. Şüphenin varlığı ile şüphenin dayanağının kayda geçirilmesi birbirinden ayrılmaz. KVHS’nin iç değerlendirmesi, MASAK.Online üzerinden yapılan bildirimle uyumlu olmalı ve bildirim sürecinin hangi nedenle başlatıldığı sonradan anlaşılabilmelidir.

Şüpheli işlem bildirimi, işlemle ilgili kişilere veya üçüncü kişilere açıklanamaz. Bildirim süreci, şüphenin değerlendirilmesi ve MASAK’a iletilmesiyle sınırlı tutulmalı; bu süreçte edinilen bilgiler yetkisiz kişilerin erişimine karşı korunmalıdır. Bununla birlikte, verilen kritik veriler kapsamında bildirimin gizliliğine ilişkin ayrıca bir kanun maddesi veya yaptırım tutarı belirtilmediğinden, bu konuda kaynaklarda yer almayan ayrıntılı sonuçlar ileri sürülemez.

Yedi İş Günlük İşlem Erteleme Süresi

Şüpheli işlem bildirimi ile işlemin ertelenmesi aynı hukuki işlem değildir. Bildirim, yasa dışı elde etme veya yasa dışı kullanım şüphesine ilişkin bilginin MASAK’a iletilmesini ifade eder. İşlemin ertelenmesi ise belirli koşulların varlığı hâlinde işlemin gerçekleştirilmesinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin özel bir mekanizmadır. Bu ayrım, KVHS’nin her şüpheli işlem bakımından otomatik olarak işlem erteleme uygulayamayacağını ortaya koyar.

5549 sayılı Kanun m.19/A, aklama veya terörizmin finansmanı şüphesini destekleyen belge ya da ciddi emarelerin bulunması hâlinde işlemin ertelenmesi talebinin hukuki dayanağını oluşturur. Buna göre erteleme mekanizmasının uygulanması, yalnızca genel bir şüpheye değil, bu şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emarelerin varlığına bağlanmıştır. KVHS, bu nitelikteki unsurları tespit ettiğinde işlemin ertelenmesine ilişkin süreci işletmelidir.

İşlemin ertelenmesi süresi, bildirim tarihinden itibaren yedi iş gününü aşamaz. Bu süre azami süredir ve bildirim tarihinden itibaren hesaplanır. Dolayısıyla KVHS, erteleme uygulamasının başlangıç tarihini ve sürenin sona ereceği tarihi açıkça belirlemeli; işlemin süresiz veya belirsiz biçimde bekletilmesine yol açmamalıdır.

Erteleme sürecinde en az şu hususlar kayıt altına alınmalıdır:

  • İşlemin ertelenmesini gerektiren belge veya ciddi emare
  • Aklama ya da terörizmin finansmanı şüphesinin dayanağı
  • MASAK’a yapılan bildirimin tarihi
  • Yedi iş günlük azami sürenin başlangıcı
  • Erteleme kapsamında alınan işlem kontrol tedbiri

Bu kayıtlar, şüpheli işlem bildirimi ile erteleme kararının birbirine karıştırılmasını önler. KVHS’nin uyguladığı erteleme tedbiri, bildirimin gönderildiği tarihle ilişkilendirilmeli ve yedi iş günlük azami sürenin aşılmaması için sistemsel olarak izlenmelidir. Erteleme sürecinin sona ermesiyle birlikte işlem hakkında uygulanacak sonraki adımlar, ilgili mevzuat ve MASAK süreci çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Transfer Kısıtlamaları, Travel Rule ve Sıkılaştırılmış Tedbirler

Kayıtlı Olmayan Cüzdan Transferleri

29 Sıra No.’lu Tebliğ, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının müşterinin tanınması, risk yönetimi, izleme ve kontrol yükümlülüklerini sıkılaştırmış; kripto varlık transferlerinin gerçekleştirilme süreleri ile transfer limitlerine ilişkin yeni kurallar getirmiştir. Bu düzenlemeler, KVHS’lerin yalnızca müşteri ve işlem bilgilerini almakla yetinmemesini, transferin yöneldiği cüzdanı ve işlem akışını da uyum süreçleri içinde değerlendirmesini gerektirir.

Kayıtlı olmayan cüzdanlara yapılan transferler veya bu cüzdanlardan alınan transferler bakımından en az 48 saatlik bekleme süresi uygulanır. Aynı asgari bekleme süresi, belirli yabancı kuruluşlardan gerçekleştirilen transferler bakımından da geçerlidir. Bu süre, transfer talimatının alınması ile varlık hareketinin fiilen gerçekleştirilmesi arasında zorunlu bir kontrol aşaması oluşturur. KVHS, bu süreçte transferin taraflarını, transfer yönünü ve işlemin müşteri profiliyle uyumunu değerlendirecek kontrol mekanizmalarını işletmelidir.

İlk kripto varlık çekim işlemi bakımından öngörülen bekleme süresi ise en az 72 saattir. İlk çekim işlemine ilişkin bu süre, müşterinin hesabından gerçekleştirilecek ilk kripto varlık çıkışının doğrudan ve gecikmeksizin tamamlanmasını engelleyen özel bir güvenlik katmanı meydana getirir. İlk çekim ile kayıtlı olmayan cüzdanlara yönelik transferlerdeki bekleme süreleri, KVHS’nin transfer süreçlerini işlem türüne göre ayrıştırmasını ve her işlem için uygulanacak sürenin doğru belirlenmesini zorunlu kılar.

Bu kuralların uygulanması bakımından KVHS’nin transfer talebinin alındığı zamanı, transferin hangi kategoriye girdiğini ve bekleme süresinin ne zaman sona ereceğini sistemsel olarak kaydetmesi gerekir. Bekleme süresinin eksik uygulanması, transferin erken gerçekleştirilmesine ve sıkılaştırılmış tedbirlerin ihlal edilmesine yol açar. Bu nedenle transfer ekranları, işlem onay akışları ve operasyon kontrolleri, en az 48 saat ve en az 72 saatlik süreleri otomatik olarak dikkate alacak şekilde yapılandırılmalıdır.

Stablecoin ve Diğer Kripto Varlık Limitleri

Stablecoin işlemlerinde, çekim ve transferler dâhil olmak üzere günlük 3.000 ABD Doları ve aylık 50.000 ABD Doları limit uygulanır. Bu limitler, stablecoin niteliğindeki işlemlerin yalnızca tek bir transfer bakımından değil, günlük ve aylık toplam hareket bakımından izlenmesini gerektirir. KVHS, müşterinin aynı gün veya aynı ay içinde gerçekleştirdiği çekim ve transferleri birlikte değerlendirmeli ve ilgili toplamların belirlenen sınırları aşmasını önleyecek bir kontrol yapısı kurmalıdır.

Stablecoin dışındaki işlemler bakımından ise günlük 6.000 ABD Doları ve aylık 100.000 ABD Doları limit öngörülmüştür. Böylece stablecoin işlemleri ile diğer kripto varlık işlemleri bakımından farklı limit rejimleri oluşturulmuştur. Uygulamada doğru limitin belirlenebilmesi için transferin stablecoin kapsamında bulunup bulunmadığının işlem öncesinde tespit edilmesi gerekir. Limit kontrolünün yalnızca işlem tutarı üzerinden yapılması yeterli değildir; günlük ve aylık birikimli hareketler de izlenmelidir.

Bu limitler, KVHS’nin risk yönetimi ve işlem izleme faaliyetleriyle doğrudan bağlantılıdır. Sistem, müşterinin önceki transferlerini ve çekim işlemlerini dikkate almadan yalnızca yeni talimatı değerlendirdiğinde toplam limit aşımı ortaya çıkabilir. Bu nedenle limit hesaplaması, müşteri hesabı ve ilgili dönem içindeki tüm kapsama giren hareketler üzerinden yürütülmelidir.

Limit uygulaması sırasında aşağıdaki unsurların ayrı ayrı izlenmesi gerekir:

  • İşlemin stablecoin veya stablecoin dışındaki kripto varlık niteliği
  • İşlemin çekim ya da transfer olarak gerçekleşmesi
  • Günlük toplam işlem tutarı
  • Aylık toplam işlem tutarı
  • Uygulanacak limit türü ve müşterinin önceki hareketleri
  • Limit aşımını önleyen sistemsel kontrol ve işlem durdurma mekanizmaları

Transfer Açıklaması ve karşı Taraf Bilgileri

Stablecoin dışındaki işlemlerde, aracılık edilen transferler bakımından müşteriden en az 20 karakterlik transfer açıklaması alınması gerekir. Bu zorunluluk, transferin ekonomik amacının ve işlem bağlamının kayıt altına alınmasını hedefleyen bir bilgi toplama unsurudur. Açıklama alanının yalnızca biçimsel olarak doldurulması yeterli olmayacağından, KVHS müşteriden gerekli uzunluğu sağlayan bir açıklama almadan transferi aracılık edilen işlem olarak tamamlamamalıdır.

Transfer açıklaması, işlem izleme ve risk değerlendirmesi bakımından kullanılabilecek temel verilerden biridir. Müşterinin sunduğu açıklamanın işlem türü, transfer yönü ve müşteri profiliyle uyumlu olup olmadığı değerlendirilmelidir. Açıklama ile gerçekleştirilen işlem arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunması hâlinde, işlem risk yönetimi ve izleme-kontrol süreçleri kapsamında ayrıca incelenmelidir. Bununla birlikte, verilen kritik verilerde açıklamanın içeriğine ilişkin belirli bir kalıp veya zorunlu ifade öngörülmediğinden, kaynakta yer almayan ilave biçim şartları ileri sürülemez.

Travel Rule kapsamındaki yaklaşım, transferin karşı tarafına ilişkin bilgilerin alınmasını ve transfer akışının izlenebilir olmasını gerektiren uyum çerçevesiyle birlikte ele alınmalıdır. KVHS, aracılık ettiği transferlerde müşteriden transfer açıklamasını ve karşı taraf bilgilerini almalı; bu bilgilerin işlem kayıtlarıyla ilişkilendirilmesini sağlamalıdır. Karşı taraf bilgilerinin transfer sürecinden kopuk tutulması, işlemin kimler arasında gerçekleştiğinin ve transferin hangi tarafla bağlantılı olduğunun sonradan anlaşılmasını güçleştirir.

Bu kapsamda transfer kayıtlarında en az şu bilgilerin bütünlük içinde tutulması gerekir:

  • Müşteri tarafından verilen en az 20 karakterlik transfer açıklaması
  • Transferin karşı tarafına ilişkin bilgiler
  • Transferin stablecoin veya stablecoin dışı işlem niteliği
  • Uygulanan günlük ve aylık limitler
  • Kayıtlı olmayan cüzdan veya belirli yabancı kuruluş bağlantısı
  • Uygulanan 48 saatlik ya da 72 saatlik bekleme süresi

Transfer açıklaması, karşı taraf bilgileri, limit kontrolleri ve bekleme süreleri birlikte yürütülmelidir. KVHS’nin yalnızca transferi teknik olarak gerçekleştirmesi, bu uyum yükümlülüklerini karşılamaz. Transferin sınıflandırılması, gerekli bilgilerin alınması, ilgili limitlerin uygulanması ve zorunlu bekleme sürelerinin tamamlanması, işlem gerçekleştirilmeden önce kontrol edilmesi gereken tamamlayıcı aşamalardır.

İhlaller, Yaptırımlar ve Yargısal Uygulama

İdari Para Cezaları ve Faaliyet Kısıtlamaları

KVHS’lerin MASAK yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi hâlinde uygulanabilecek idari yaptırımların kanuni dayanağı 5549 sayılı Kanun m.13/1 hükmüdür. Bu kapsamda uzaktan kimlik tespiti ve sıkılaştırılmış tedbirler dâhil olmak üzere MASAK yükümlülüklerinin ihlali, yalnızca uyum süreçlerinin yeniden düzenlenmesini gerektiren bir eksiklik olarak değerlendirilemez; doğrudan idari yaptırım sonucunu doğurur.

2025 yılı için uzaktan kimlik tespiti yükümlülüğünün ihlali hâlinde 453.342 TL idari para cezası uygulanır. Bu yaptırım, uzaktan müşteri edinimi süreçlerinde kimlik bilgilerinin doğrulanması ve ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinin finansal sonuçla güvence altına alındığını gösterir. KVHS bakımından müşteri kabul sürecinin dijital ortamda yürütülmesi, yükümlülüklerin daha düşük bir kontrol standardıyla uygulanmasına imkân vermez.

Sıkılaştırılmış tedbirlerin tamamlanmaması bakımından ise 3.777.903 TL ve 7.555.806 TL tutarında idari para cezaları öngörülmüştür. Bu tutarlar, sırasıyla en az otuz günlük ve en az altmış günlük sürelerin ardından uygulanabilecek yaptırımlar olarak düzenlenmiştir. Böylece KVHS’ye yalnızca ilk ihlalin tespit edilmesiyle sonuçlanan tek aşamalı bir yaptırım değil, eksikliğin giderilmemesi hâlinde ağırlaşan bir yaptırım mekanizması uygulanır.

İdari para cezası riskinin değerlendirilmesinde, ihlalin hangi yükümlülük alanında ortaya çıktığı ve eksikliğin giderilip giderilmediği belirleyicidir. Uzaktan kimlik tespiti bakımından süreçlerin mevzuata uygun kurulmamış olması, 453.342 TL tutarındaki yaptırım riskini doğurur. Sıkılaştırılmış tedbirlerin tamamlanmaması ise belirlenen sürelerin sonunda daha yüksek tutarlı yaptırımlarla karşılaşılmasına neden olur.

KVHS’lerin uyum sistemleri bu nedenle yalnızca politika ve prosedürlerin yazılı olarak hazırlanmasına dayanmamalıdır. Uzaktan kimlik tespiti, transfer kontrolleri ve sıkılaştırılmış tedbirlerin uygulanması bakımından sorumlular, işlem kayıtları ve eksikliklerin giderilme tarihleri açıkça izlenebilmelidir. Özellikle otuz günlük ve altmış günlük sürelerin başlangıç ve bitiş noktalarının kayıt altına alınması, yaptırım riskinin yönetilmesi açısından zorunlu bir kontrol alanıdır.

İdari yaptırım bakımından ortaya çıkan sonuç, KVHS’nin faaliyetlerini sürdürürken MASAK yükümlülüklerini operasyonel süreçlere gerçek anlamda entegre etmesini gerektirir. Sadece sonradan belge üretmeye dayalı bir yaklaşım, kimlik tespiti veya sıkılaştırılmış tedbir yükümlülüğünün fiilen yerine getirildiğini göstermeye yetmez. Uyum kontrollerinin işlem anında işletilmesi ve denetlenebilir kayıtlarla desteklenmesi gerekir.

Bloke Kararları ve Hukuki Başvuru Yolları

Kripto varlıklara ilişkin bloke veya el koyma uygulamalarında, varlığın ekonomik değerinin ve mülkiyet hakkıyla bağlantısının dikkate alınması gerekir. Bu konuda Anayasa Mahkemesi, el konulan Bitcoinlerin uzun süre sonra düşük kur üzerinden iade edilmesini mülkiyet hakkı bakımından incelemiştir.

Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/14443, 14.09.2022 tarihli bireysel başvuru kararında, başvurucunun Bitcoinlerine el konulmasının ardından üç yıl sonra düşük kur üzerinden ödeme yapılması, mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale olarak değerlendirilmiş ve Anayasa'nın 35. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir. Yeniden yargılama ve 4.500 TL adli yardım tazminatına hükmedilmiştir.

Karar, kripto varlıkların soruşturma sürecinde muhafaza edilmesi veya sonradan iade edilmesi sırasında ekonomik değer kaybının göz ardı edilemeyeceğini ortaya koymaktadır. El koyma sonrasında yapılan ödemenin varlığın gerçek değerini karşılayıp karşılamadığı, müdahalenin ölçülülüğü bakımından önem taşır. Anayasa Mahkemesi bu olayda mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vererek yeniden yargılama sonucunu doğurmuştur.

Bloke veya el koyma işlemiyle karşılaşan kişiler bakımından hukuki değerlendirme; işlemin dayanağı, kripto varlığın hangi tarihte ve hangi değer üzerinden muhafaza edildiği, iadenin nasıl gerçekleştirildiği ve değer kaybının bulunup bulunmadığı üzerinden yapılmalıdır. AYM kararında ayrıca 4.500 TL adli yardım tazminatına hükmedilmiştir. Bu sonuç, kripto varlıklara yönelik kamu müdahalelerinde yalnızca varlığın fiziksel veya dijital olarak muhafaza edilmesinin değil, müdahalenin ekonomik sonuçlarının da incelenmesi gerektiğini gösterir.

KVHS’ler yönünden ise bloke uygulamaları, müşterinin hesabındaki varlıkların serbestçe kullanılmasını etkileyen işlemler olduğundan, ilgili karar ve talimatların doğru şekilde kaydedilmesi gerekir. Blokenin kapsamı, uygulama zamanı ve kaldırılmasına ilişkin bilgiler işlem kayıtlarıyla ilişkilendirilmelidir. Ancak verilen kaynaklarda belirli bir bloke kararına karşı başvurulacak özel kanun yolu veya süre gösterilmediğinden, bu konuda kaynakta yer almayan usul ve süreler ileri sürülemez.

Kripto Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve AYM Kararları

Kripto varlık uyuşmazlıklarında yargısal uygulama, sanal paranın hukuki değerinin bulunmadığı yönündeki yaklaşımları dışlayan önemli tespitler içermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanal paranın malvarlığı değeri olarak korunabileceğini ve dolandırıcılık suçunun maddi konusu olabileceğini kabul etmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.06.2022 tarihli, 2020/281 E., 2022/426 K. sayılı kararında sanal paranın malvarlığı değeri olarak korunabileceği ve dolandırıcılık suçunun maddi konusu olabileceği kabul edilmiştir.

Bu karar, sanal paranın ceza hukuku bakımından tamamen değersiz veya koruma dışında bir unsur olarak görülemeyeceğini ortaya koyar. Sanal paranın malvarlığı değeri taşıyabilmesi, bu varlıklara yönelik hileli eylemlerin dolandırıcılık suçunun maddi konusu kapsamında incelenmesine imkân verir. Böylece kripto varlıkların hukuki değerlendirilmesi, yalnızca teknik nitelikleri üzerinden değil, ekonomik değerleri ve somut olayda uğranılan zarar bakımından yapılır.

Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararı da kripto varlıkların mülkiyet hakkıyla bağlantısını açıkça göstermektedir. Bitcoinlere el konulması ve sonrasında düşük kur üzerinden ödeme yapılması, varlığın değerinin korunmadığı bir müdahale olarak değerlendirilmiş; yeniden yargılama sonucuna hükmedilmiştir. Bu yaklaşım, kripto varlıkların kamu makamlarının işlemlerinden etkilendiği durumlarda mülkiyet hakkı güvencelerinin gündeme gelebileceğini ortaya koyar.

Yargıtay ve AYM kararları birlikte değerlendirildiğinde iki temel sonuç öne çıkar:

  • Sanal para, malvarlığı değeri olarak hukuki korumadan yararlanabilir.
  • Kripto varlıklara yönelik müdahalelerde varlığın ekonomik değeri ve mülkiyet hakkı dikkate alınmalıdır.
  • Kripto varlıkların dolandırıcılık suçunun maddi konusu olması mümkündür.
  • El koyma veya iade süreçlerinde değer kaybı, müdahalenin ölçülülüğü bakımından incelenebilir.

KVHS’ler açısından bu yargısal yaklaşım, müşteri varlıklarına ilişkin kayıtların ve işlem geçmişinin eksiksiz tutulmasını daha da önemli hâle getirir. Bir uyuşmazlıkta varlığın niteliği, miktarı, işlem tarihi ve ekonomik değerine ilişkin kayıtların bulunması, olayın hukuki değerlendirmesini doğrudan etkiler. MASAK yükümlülüklerinin yerine getirilmesi, idari yaptırım riskinin azaltılmasının yanında kripto varlık işlemlerinin sonradan yargısal denetime elverişli biçimde belgelenmesini de sağlar.

Sonuç olarak KVHS’ler bakımından uyum yükümlülükleri; kimlik tespitinden transfer kontrollerine, uzaktan müşteri ediniminden sıkılaştırılmış tedbirlere ve kayıt yönetimine kadar bütünleşik biçimde yürütülmelidir. 5549 sayılı Kanun m.13/1 kapsamında öngörülen idari para cezaları, ihlallerin mali sonuçlarını açıkça ortaya koyarken; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararları, sanal ve kripto varlıkların malvarlığı değeri ile mülkiyet hakkı bağlamındaki hukuki konumunu somutlaştırmaktadır. Uyum sisteminin işlem bazında işletilmesi, sürelerin izlenmesi ve kararların denetlenebilir kayıtlarla desteklenmesi, KVHS’lerin hem MASAK yaptırımları hem de kripto varlık uyuşmazlıkları bakımından temel hukuki güvence alanını oluşturur.

Yazar Görseli
Müellif

Av. Ali Haydar GÜLEÇ

Güleç Hukuk Bürosu'nda 9 yıldır yöneticilik ve avukatlık yapmaktadır.