WhatsApp Konuşmaları Mahkemede Delil Olur Mu?

WhatsApp Konuşmaları Mahkemede Delil Olur Mu?

WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olur mu sorusu, delilin hukuka uygun elde edilip edilmediğine göre cevap değişir. Bu yazıda HMK m.199 kapsamında WhatsApp mesajlarının belge niteliği, kimlerin bu kayıtları delil sunabileceği, ekran görüntüsünün ispat gücü, alacak, iş, boşanma ve ceza davalarında delil değerlendirmesi, sahtelik iddiası halinde bilişim uzmanı bilirkişi incelemesi ve Yargıtay ile istinaf kararlarının konuya yaklaşımı ele alınmaktadır.

Whatsapp Yazışmalarının Delil Niteliği ve Hukuka Uygunluk Koşulu

Yargılamada uyuşmazlığı aydınlatmak için hâkimin değerlendirdiği ispat araçlarına delil denir. Türk hukukunda deliller kesin deliller ve takdiri deliller olarak ikiye ayrılır. Kesin hüküm, yemin ve senet kesin delil niteliğindedir; hâkimi bağlar. Tanık, bilirkişi, uzman görüşü, keşif ve kanunda düzenlenmemiş deliller takdiri delildir; hâkimi bağlamaz, hâkim bunları serbestçe değerlendirir ve gerekçesini kararında gösterir. Kural olarak bir delilin mahkemede sunulabilmesinin ön koşulu hukuka uygun yollarla elde edilmiş olmasıdır. Bu koşul delilin türünden bağımsızdır ve WhatsApp yazışmaları bakımından da aynı şekilde geçerlidir. Delilin kabulü için ayrıca maddi vakıayı ispata elverişli olması ve kişinin özel hayatını ihlal etmemesi gerekir.

Delil Türleri Arasında Whatsapp Yazışmasının Yeri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 uyarınca belge, basılı metinler, elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcıları kapsayacak şekilde tanımlanmıştır; kanunda sayılanların sınırlı olmadığı kabul edilmiştir. WhatsApp yazışmaları bu tanım içinde elektronik ortamdaki veri olarak belge sayılır (HMK m.199). Yargıtay, WhatsApp yazışmalarının HMK m.199 anlamında belge niteliğini, aleyhine ispat yürütülen kişiden sadır olup olmadığına göre değerlendirmektedir. Belgenin geçerliliği için karşı taraftan çıkmış olması temel şarttır. HMK m.202/2, delil başlangıcı için dahi belgenin karşı tarafça gönderilmiş olma zorunluluğunu öngörür. Bu nedenle bir WhatsApp çıktısı, karşı tarafça gönderildiği anlaşılmadıkça o taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez.

Takdiri delil niteliği taşıması, mahkemenin WhatsApp kayıtlarını isteme yetkisini ortadan kaldırmaz. Mahkeme kayıtları isteyebilir; ancak uygulamanın sahibi şirketin Türkiye'de temsilciliği bulunmadığından mesajların verilmemesi hâlinde yaptırım uygulanamaz ve şirket davaların çoğunda özel hayatın gizliliği ile kişisel verilerin korunması gerekçesiyle mesajları paylaşmaz. Doğrudan uygulamadan içerik temin edilemediği için ispat pratikte yazışmanın taraflarındaki kayıtlarla yürütülür.

WhatsApp yazışmaları tek başına kesin delil değildir. Senetle ispat parasal sınırının altındaki uyuşmazlıklarda hukuka uygun elde edilmiş WhatsApp yazışmaları delil niteliğindedir. Sınırı geçen borçlarda ise yazışma tek başına hükmü taşımaya yetmez; HMK m.199 kapsamında elektronik belge sayılarak delil başlangıcı oluşturabilir ve tanıkla desteklenebilir.

Hukuka Aykırı Elde Edilen Kayıtların Akıbeti

Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkemede kullanılamaz ve bu yollarla elde edilen kayıtlar suç teşkil edebilir. İzinsiz ses veya görüntü kaydı alınması, sahte belge üretilmesi, delilin zorlama, tehdit veya hile ile temin edilmesi bu kapsamdadır. Aynı sonuç, başkasına ait dijital veriye izinsiz erişilerek kayıt oluşturulması hâlinde de geçerlidir.

Bir başkasına ait hesaba izni olmaksızın girilerek elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir; bu eylem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesindeki "Bilişim Sistemine Girme" suçunu oluşturabilir (TCK m.243). Suçun oluşumu için sisteme rıza dışı girilmesi yeterlidir; verilere erişildikten sonra bu verilerin kullanılmamış olması sonucu değiştirmez. Delil olarak sunulmamış olsa dahi izinsiz erişim tek başına suç oluşturur.

Ekran görüntüsü alınarak yazışma içeriğinin değiştirilmesi veya içeriği yansıtmayacak biçimde düzenlenmesi de hukuka aykırı delil üretir. Hukuka aykırı deliller maddi vakıaların ispatında kullanılamaz; mahkeme bu kayıtları hükmün dayanağı yapamaz.

Yazışmanın Tarafının Kayıt Yetkisi

WhatsApp yazışmalarının hukuka uygun delil sayılabilmesi için delili sunan kişinin yazışmanın tarafı olması ve yazışmayı bizzat kendisinin kayıt altına almış olması gerekir. Yazışmanın tarafı olan tüm hesap sahipleri bu ifadeleri delil olarak kullanabilir. Gruba atılan iletiler tüm üyelerin bilgisine sunulduğundan, grup üyelerinin bu iletilere dayanarak delil sunması özel hayatın gizliliğine aykırılık oluşturmaz.

Buna karşılık, sahibinin izni olmaksızın başkasına ait hesaba girilerek elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir ve TCK m.243 kapsamında suç teşkil eder. Tarafı olunmayan üçüncü kişilerin kendi aralarındaki mesajlar delil olarak sunulamaz. İşçilerin kendi aralarında kurduğu WhatsApp gruplarındaki konuşmalara işverenin grupta yer almadan hukuka aykırı biçimde erişerek fesih dayanağı yapması karşısında Yargıtay, bu konuşmaların kişisel veri kapsamında korunduğunu, iş akışını bozmadığı ve çalışmayı etkilemediği sürece feshe konu edilemeyeceğini hüküm altına almıştır.

Ekran görüntüleri kolayca değiştirilebildiğinden tek başına hükme esas alınmaya yeterli olmayıp diğer delillerle desteklenmesi gerekir. Ceza davalarında suç içerikli yazışmaya dair yalnızca ekran görüntüsü varsa, mesaj silinmişse ve mesaj tespit tutanağı tutulmamışsa bu görüntü ispat için yeterli görülmemektedir. Boşanma davalarında hukuka uygun elde edilmiş, gerçekliği ve değiştirilmediği kanıtlanabilen mesajlar delil olabilir; zina iddiasını destekleyen mesajlar yeterli olabileceği gibi mahkeme ek kanıt da isteyebilir, eşler arası yazışmada aldatmanın itiraf edildiği kayıtlar diğer eş tarafından sunulabilir. Ceza davalarında suç içerikli mesajların silinme tehlikesi nedeniyle savcılıkta veya karakolda tutanağa geçirilmesi gerekir; kuvvetli şüphe bulunması ve başka delil elde etme imkânının olmaması hâlinde savcılık veya mahkeme kararıyla mesaj içeriğine ulaşılabilir.

Ekran Görüntüsünün İspat Gücü ve Gerçeklik İncelemesi

Ekran görüntüsü, WhatsApp yazışmasının varlığını gösteren bir kopyadır; belgenin aslı değildir. Bu nedenle ispat değerlendirmesinde önce görüntünün gerçekliği, sonra içeriğinin eksiksizliği incelenir. Görüntü üzerinde oynanması, kesilmesi veya içeriği yansıtmayacak biçimde düzenlenmesi delili hukuka aykırı hâle getirir; gerçekliği kanıtlanamayan çıktı ise hükme esas alınamaz.

Ekran Görüntüsünün Tek Başına Yetersizliği

Ekran görüntüleri kolayca değiştirilebildiğinden tek başına hükme esas alınmaya yeterli değildir ve diğer delillerle desteklenmesi gerekir. HMK m.202/2, delil başlangıcı bakımından dahi belgenin karşı tarafça gönderilmiş olması zorunluluğunu öngörür. Bir WhatsApp çıktısının o taraf aleyhine delil sayılabilmesi için karşı taraftan sadır olduğunun anlaşılması gerekir. Karşı taraftan çıktığı belirlenmeyen çıktı, delil başlangıcı olarak da değerlendirilemez.

Yazışmanın inkâr edilmesi hâlinde dayanan taraf, görüntünün gerçekliğini ve karşı taraftan çıktığını ispatlamakla yükümlüdür. Mahkeme, belgenin karşı tarafın elinden çıkıp çıkmadığını re'sen araştırır. Bu araştırma yapılmadan yazışmalara itibar edilmesi hâlinde karar, eksik inceleme nedeniyle kaldırılabilir (HMK m.353/1-a(6)).

Uygulamada gerçeklik incelemesi birkaç yöntemle yürütülür: hat numaralarının kime ait olduğunun UYAP Portal üzerinden incelenmesi, bilişim uzmanı bilirkişi görevlendirilmesi, telefon üzerinde yerinde inceleme yetkisiyle ekran görüntülerinin o telefonda bulunup bulunmadığının, içeriğin doğruluğunun ve eksik sunulup sunulmadığının araştırılması, bazı hâllerde yazışma içeriğinin dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi. Karşı taraftan sadır olma veya içerik sıhhati konusunda tereddüt bulunurken gerekli araştırma yapılmaksızın yazışmalara itibar edilmemesi, hükmün kaldırılmasına yol açar.

Bilirkişi İncelemesi ve Telefonun İbrazı

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarihli, 2024/145 E. ve 2025/1028 K. sayılı kararında, WhatsApp yazışmaları bakımından izlenecek yol gösterilmiştir:

taraflara süre verilerek whatsapp yazışmaları mevcut telefonların ibrazının istenmesi, sunulursa bilirkişi marifetiyle incelenerek numara ve tarihler belirtilerek kesintisiz dökümünün rapor haline getirilmesi ve bütün halinde yeniden değerlendirilerek delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağının tartışılması gerekir

Buna göre mahkeme, taraflara telefonlarını ibraz etmeleri için süre verir; ibraz edilen cihaz bilirkişi marifetiyle incelenir ve mesajlar numara ile tarih belirtilerek kesintisiz döküm hâline getirilir. Yazışmanın delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağı bu döküm üzerinden tartışılır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli, 2024/1576 E. ve 2025/582 K. sayılı kararında ise mesajın davalıdan davacıya gönderildiğinin anlaşılması hâlinde elektronik ortamdaki veri niteliğinde yazılı delil başlangıcı teşkil edeceği belirtilmiş, karar şu gerekçeyle kaldırılmıştır:

HMK m.169 vd. uyarınca meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkarılarak mesajların davacı tarafından gönderilip gönderilmediği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik inceleme nedeniyle karar kaldırılmıştır

Buna göre mesajın karşı taraftan çıktığı konusunda tereddüt varsa, HMK m.169 vd. uyarınca meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkarılır; gerekirse mesajların o tarafça gönderilip gönderilmediği bilirkişi raporuyla tespit edilir. Bu araştırma yapılmadan verilen karar kaldırılır.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 07.11.2024 tarihli, 2023/2039 E. ve 2024/1890 K. sayılı kararında, yazışmaların karşı taraftan sadır olup olmadığı anlaşılamadığından numaranın kime ait olduğunun tespiti için ilgili GSM şirketine müzekkere yazılması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi nedeniyle karar HMK m.353/1-a(6) uyarınca kaldırılmıştır. Numaranın kime ait olduğu belirlenmeden yazışmaya dayanılamaz.

WhatsApp kayıtlarının mahkemedeki gerçeklik incelemesinde bir sınır vardır: uygulamanın sahibi şirketin Türkiye'de temsilciliği bulunmadığından ve şirket mesajları özel hayatın gizliliği ile kişisel verilerin korunması gerekçesiyle paylaşmadığından, içerik doğrudan uygulamadan temin edilemez. Gerçeklik tespiti bu nedenle tarafların cihazlarındaki kayıtlar üzerinden yapılır.

Mesaj Tespit Tutanağı, Noter Tespiti ve Bilişim Uzmanı Raporu

Yazışmanın silinme tehlikesi bulunduğundan, sunulacak içeriğin kayda geçirilmesi ispat gücünü artırır. Ceza davalarında suç içerikli mesajların savcılıkta veya karakolda mesaj tespit tutanağı düzenlettirilerek tutanağa geçirilmesi gerekir. Yalnızca ekran görüntüsü bulunması, mesajın silinmiş olması ve mesaj tespit tutanağının tutulmamış olması hâlinde bu görüntü ispat için yeterli görülmez.

Hukuk davalarında ise telefonun bilirkişiye tevdi edilmesi veya noterden elektronik ortam veri tespiti istenmesi ispat gücünü artırır. Alacak davalarında Yargıtay, senetle ispat zorunluluğu bulunan davalarda ekran görüntülerinin delil başlangıcı olarak kullanılabilmesi için mahkemeye sunulan görüntüler ile telefondaki kayıtların karşılaştırılıp uyuşmasını aramaktadır. Telefondaki kayıtla örtüşmeyen çıktı delil başlangıcı oluşturmaz.

Telefonun ibrazı, bilirkişi incelemesi veya noter tespiti talebi, yazışmanın gerçekliği tartışmalı hâle geldiğinde ileri sürülür. Bu talepler karşılanmadan eksik inceleme üzerine kurulan karar, HMK m.353/1-a(6) uyarınca kaldırılır. Sahtelik uyuşmazlığında gerçeklik, bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle elektronik veriler üzerinde keşif veya bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilir.

Dava Türlerine göre Whatsapp Yazışmalarının Değerlendirilmesi

WhatsApp yazışmalarının ispat değeri, dava türüne göre değişen ispat kurallarına tabidir. Yazışmanın belge niteliği ve gerçeklik incelemesi her davada aynıdır; değişen, o davada hangi vakıanın hangi delille ispatlanması gerektiğidir.

Alacak Davalarında Senetle İspat Sınırı ve Delil Başlangıcı

Senetle ispat parasal sınırını geçmeyen borçlarda, hukuka uygun elde edilmiş WhatsApp yazışmaları delil niteliğindedir ve hükme esas alınabilir. Sınırın altındaki uyuşmazlıklarda yazışma, tek başına borcun varlığını göstermeye yeter. Senetle ispat sınırını geçen borçlarda yazışma tek başına hükmü taşımaya yetmez. Bu hâlde WhatsApp yazışması, HMK m.199 kapsamında elektronik belge sayılarak delil başlangıcı oluşturabilir. Delil başlangıcı, senetle ispat zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak yazışmanın karşı taraftan sadır olduğu anlaşıldığında tanıkla desteklenmesine imkân verir. Delil başlangıcı olarak kullanılabilmesi için mahkemeye sunulan görüntüler ile telefondaki kayıtların karşılaştırılıp uyuşması aranır. Telefondaki kayıtla örtüşmeyen çıktı delil başlangıcı oluşturmaz. Bu nedenle alacak davasında dayanılacak yazışmanın numarası, tarihi ve sırası bozulmadan dökümünün alınması gerekir.

İş Davalarında İşçi Grubu Yazışmaları ve Fesih

İşçilerin kendi aralarında kurduğu WhatsApp gruplarındaki konuşmalara işverenin grupta yer almadan hukuka aykırı biçimde erişerek fesih dayanağı yapması karşısında Yargıtay, bu konuşmaların kişisel veri kapsamında korunduğunu, iş akışını bozmadığı ve çalışmayı etkilemediği sürece feshe konu edilemeyeceğini hüküm altına almıştır. Gruba işveren adına erişilmiş olması, kaydı hukuka uygun hâle getirmez; erişim izinsizse elde edilen içerik fesih gerekçesi olarak kullanılamaz. İşverenin fesih dayanağı olarak sunduğu grup yazışması bakımından da mahkeme, kaydın hukuka uygun elde edilip edilmediğini ve içeriğin iş ilişkisine etkisini ayrı ayrı değerlendirir. Hukuka aykırı erişimle elde edilen kayıt, içeriği ne olursa olsun feshin geçerliliğini taşımaz.

Boşanma Davalarında Zina iddiasının Delillendirilmesi

Boşanma davalarında, hukuka uygun elde edilmiş ve gerçekliği ile değiştirilmediği kanıtlanabilen mesajlar delil olabilir. Zina iddiasını destekleyen mesajlar tek başına yeterli olabileceği gibi mahkeme bu iddianın doğrulanması için ek kanıt da isteyebilir. Eşler arası yazışmada aldatmanın itiraf edildiği kayıtlar, diğer eş tarafından delil olarak sunulabilir. Yazışmanın tarafı olan eş, kendi kaydını sunma yetkisine sahiptir. Buna karşılık, eşin izni olmaksızın hesabına girilerek elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir ve bu erişim TCK m.243 kapsamında suç oluşturabilir. Boşanma davasında zina iddiasına dayanan taraf, mesajın gerçekliğini ve karşı taraftan çıktığını göstermekle yükümlüdür; inkâr hâlinde gerçeklik incelemesi için telefonun ibrazı veya bilirkişi incelemesi istenir.

Ceza Davalarında Suç İçerikli Mesajların Tutanağa Geçirilmesi

Ceza davalarında suç içerikli mesajların silinme tehlikesi bulunduğundan, bu içeriğin savcılıkta veya karakolda mesaj tespit tutanağı düzenlettirilerek kayda geçirilmesi gerekir. Suç içerikli yazışmaya dair yalnızca ekran görüntüsü bulunması, mesajın silinmiş olması ve mesaj tespit tutanağının tutulmamış olması hâlinde bu görüntü ispat için yeterli görülmez. Kuvvetli şüphe bulunması ve başka delil elde etme imkânının olmaması hâlinde, savcılık veya mahkeme kararıyla mesaj içeriğine ulaşılabilir. Mesajın karşı taraftan çıktığı konusunda tereddüt varsa, HMK m.169 vd. uyarınca meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkarılır; gerekirse mesajların o kişi tarafından gönderilip gönderilmediği hususunda bilirkişi raporu alınır. Bu araştırma yapılmadan verilen karar, eksik inceleme nedeniyle kaldırılır (HMK m.353/1-a(6)). Ceza davasında suç içerikli yazışmanın delil değeri, tutanağa geçirilme biçimine bağlıdır. Mesajın numarası, tarihi ve gönderim sırası bozulmadan tutanağa yazdırılması, içeriğin daha sonra inkâr edilmesi hâlinde ispat gücünü korur. Bu davalarda ortak pratik şudur: dayanılacak yazışma silinmeden kayda geçirilir, ceza davasında savcılıkta veya karakolda mesaj tespit tutanağı düzenlettirilir, hukuk davasında telefon bilirkişiye tevdi edilir ya da noterden elektronik ortam veri tespiti istenir. Yazışmanın karşı taraftan sadır olduğu konusunda tereddüt varsa numaranın kime ait olduğunun ilgili GSM şirketinden sorulması ve gerektiğinde bilişim uzmanı bilirkişi görevlendirilmesi istenir.

Yazar Görseli
Müellif

Av. Ali Haydar GÜLEÇ

Güleç Hukuk Bürosu'nda 9 yıldır yöneticilik ve avukatlık yapmaktadır.