Yapay Zeka Ses Klonlama Yoluyla Dolandırıcılık Suç Mudur?

Yapay Zeka Ses Klonlama Yoluyla Dolandırıcılık Suç Mudur?

Yapay zeka ile klonlanmış ses kullanılarak yakınları veya şirket çalışanları aldatılıp para transferi yaptırılması, nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir. Bu metinde ses klonlama yoluyla dolandırıcılığın hangi suç tipine girdiğini, TCK m.157 ve m.158 kapsamındaki nitelikli halleri, bankanın objektif özen yükümlülüğünü, mağdurun ilk saatlerde atması gereken adımları ve delillerin nasıl korunacağını okuyacaksınız. Ses taklidi tek başına suç oluşturup oluşturmadığı, bankaya başvuru ile savcılığa suç duyurusunun birbirinden farkı ve tazminat yolları somut hukuki dayanaklarla açıklanır.

Ses Klonlama Yoluyla Dolandırıcılığın Hukuki Niteliği ve TCK Kapsamındaki Suç Tipi

Dolandırıcılığın Temel ve Nitelikli Halleri

Yapay zekâ ile klonlanmış bir sesin kullanılması, fiilin hukuki niteliğini tek başına değiştirmez. Ses taklidi bir araçtır; ceza sorumluluğu, aldatma ve bunun sonucunda menfaat sağlanması üzerine kurulur. Dolandırıcılığın temel şekli TCK m.157'de düzenlenir. Fiil, bilişim sistemi, banka veya kredi kurumu aracılığıyla işlendiğinde TCK m.158/1-f; fail kendisini kamu görevlisi, banka veya sigorta çalışanı olarak tanıttığında ise TCK m.158/1-l gündeme gelir ve bu nitelikli hâller uygulanır.

Nitelikli dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapistir. TCK m.158/1-f ve m.158/1-l kapsamındaki hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Failin örgüt faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi cezayı bir kat, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi yarı oranında artırır (TCK m.158/3).

Bilişim Sistemi ve Banka Aracılığıyla İşlenen Dolandırıcılık

Klonlanmış sesin ikna aracı olarak kullanıldığı tipik olay, para transferinin bilişim sistemi üzerinden yapıldığı durumdur. Banka hesabı veya kredi kurumu aracılığıyla gerçekleştirilen işlemde TCK m.158/1-f devreye girer. Burada iki ayrı varlık hareketi ayrılır: parayı, aldatılan müşterinin kendisi gönderir. Fail, hesaba izinsiz girmez; müşteriyi kendi talimatıyla işlem yapmaya yöneltir. Bu ayrım, sorumluluğun kimde toplandığını değiştirir.

Bankanın objektif özen yükümlülüğü ile tanıtılması hâli, hesabın korunması ve kullanıcı davranışı arasındaki ilişkiyi yargı kararlarında somutlaştırır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/620, K. 2023/465, T. 17.05.2023 kararında bankaların, ağırlaştırılmış sorumluluk gereği objektif özen yükümlülüğü altında bulunduğunu, hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını ve bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmelerin geçerli olmadığını belirtmiştir. Aynı karar, bankaların sistem güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almasını, sistemi en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmesini ve usulsüz işlemde müşteriyi anında bilgilendirmesini; adam çalıştıran sıfatıyla da kusursuz sorumluluğu (TBK m.66) bulunduğunu açıklar. Ancak karar, banka sorumluluğunun ağırlığının ispat yükünü ortadan kaldırmadığını göstermektedir; davacı, müşteri sıfatıyla paranın rızası dışında çıktığını ispat etmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11075, K. 2012/15819, T. 11.10.2012 kararı da internet bankacılığı yoluyla müşterinin bilgisi dışında tanımadığı kişilerin hesaplarına EFT yapılması hâlinde bankanın objektif özen yükümlülüğüne dayalı sorumluluğunu tartışmıştır.

Failin Kamu Görevlisi veya Banka Çalışanı gibi Tanıtması

Klonlanmış sesle arayan kişi, kendisini banka veya sigorta çalışanı, polis ya da savcı olarak tanıttığında TCK m.158/1-l uygulanır. Bu hâl, ses taklidi dolandırıcılığında sık görülen bir senaryodur; fail çoğu zaman mağdurun yakınının sesini taklit ederken aynı zamanda bir yetkili kimliği de üstlenir. Kanun koyucu, bu tanıtımı ayrı bir nitelikli hâl olarak düzenleyerek aldatıcı davranışın etkisini ağırlaştırıcı neden saymıştır. Bu hâlde de hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası menfaatin iki katından az olamaz.

Aynı olayda TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılığın yanı sıra TCK m.243 (bilişim sistemine girme), m.244 (sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme), m.136 (kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) gibi suçlar da gündeme gelebilir. Ancak hangi hükümlerin uygulanacağı, işlenen fiilin gerçekleşme biçimine bağlıdır; içtima hükümleri somut olaya göre değerlendirilir. Failin para elde etmiş olması, m.158'deki nitelikli hâlin uygulanması için şarttır; elde edilen menfaatin miktarı, adlî para cezasının hesabında esas alınır.

Ses klonlamanın yapay zekâ ile gerçekleştirildiği iddiası, tek başına ayrı bir suç tipi oluşturmaz. Fiilin TCK m.157 veya m.158 kapsamında değerlendirilmesi için aldatma fiili ile varlık hareketi arasında nedensellik bağının kurulması, mağdurun iradesinin aldatma ile ortadan kalkmış olması ve failin menfaat sağlamış olması gerekir. Ses taklidi tekniğinin kullanılması, bu unsurlar gerçekleşmedikçe cezai sorumluluk doğurmaz.

Banka Sorumluluğu ve Yetkisiz İşlem ile Aldatılarak Yapılan İşlem Ayrımı

Bankaların Objektif Özen Yükümlülüğü

Ses klonlama dolandırıcılığında zararın kimde kalacağını belirleyen ilk ayrım, hesaba müşteri dışında birinin erişip erişmediğidir. Yetkisiz işlemde hesaba müşteri dışında erişilmiştir; aldatılarak yapılan işlemde ise parayı fiilen müşterinin kendisi göndermiştir. Klonlanmış sesle yürütülen tipik senaryo ikinci gruba girer ve banka, müşterinin kendi talimatını yerine getirdiği savunmasını ileri sürer. Bu savunma otomatik kabul edilmez; bankanın özen yükümlülüğü işlemin niteliğine göre devam eder ve işlem sırasında uyarı ile doğrulama mekanizmalarının çalışıp çalışmadığı değerlendirilir.

Bankalar özel kanunla kurulan, mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumakla ve hem mudileri hem üçüncü kişileri koruyucu tedbirler almakla yükümlü kuruluşlardır; bu nedenle sorumlulukları özel güven sebebiyle ağırlaştırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/411, K. 2019/962, T. 26.09.2019 kararında bu niteliği belirtmiş; E. 2021/532, K. 2021/900, T. 01.07.2021 kararında ise aynı ilkeleri tekrarlayarak bankaların ağırlaştırılmış sorumluluk gereği objektif özen yükümlülüğü altında bulunduğunu ve hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını teyit etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/620, K. 2023/465, T. 17.05.2023 § 22: "Bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir."

Buna göre bankacılık sözleşmelerine konulan "işlemlerden doğan zararlardan banka sorumlu değildir" türü kayıtlar, hafif kusuru kapsadıkları ölçüde geçersizdir. Aynı karar, internet bankacılığı bakımından bankaların sistem güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almasını, sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmesini ve usulsüz bir işlemle karşılaşıldığında müşteriyi anında bilgilendirmesini gerektirir. Banka ayrıca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumludur (TBK m.66); çalışanın kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, objektif özen yükümlülüğünün ihlâli ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması yeterlidir.

İspat Yükü ve Yargıtay Uygulaması

Banka sorumluluğunun ağır olması ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Anılan Hukuk Genel Kurulu kararında müşteri, dekontta imzası bulunması ve ceza yargılamasında sanıkların beraat etmesi karşısında paranın rızası dışında hesabından çıktığını ispat edemediğinden bankanın sorumluluğuna gidilememiş, karar bu nedenle bozulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11075, K. 2012/15819, T. 11.10.2012: İnternet bankacılığı yoluyla müşterinin bilgisi dışında tanımadığı kişilerin hesaplarına EFT yapılması hâlinde bankanın objektif özen yükümlülüğüne dayalı sorumluluğunun tartışıldığı karardır.

Klonlanmış ses dosyasının varlığı, hangi doğrulama adımlarının uygulandığının ve şüpheli işlem uyarısı üretilip üretilmediğinin bankadan yazılı olarak sorulmasını gerektirir; aldatılarak yapılan transferde müşterinin konumu, iradesinin aldatma ile ortadan kalkmış olması ölçüsünde değerlendirilir.

İlk 48 Saatte Yapılması Gerekenler

  • Bankayı resmî kanallardan arayıp işlemin iadesini talep etmek ve aynı gün şubeye yazılı dilekçe verip giriş kaydı almak.
  • Aynı gün Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak; dilekçede alıcı hesabın IBAN'ını, işlem saati ve tutarını yazıp hesaba tedbir konulmasını açıkça istemek.
  • Arayan numarayı ve konuşma bilgilerini değiştirmeden saklamak; çağrı kaydını silmemek, sesin yapay zekâ ile üretildiği iddiasını dilekçeye yazıp adli bilişim incelemesi talep etmek.
  • İşlem sırasında hangi doğrulama adımlarının uygulandığını ve şüpheli işlem uyarısı üretilip üretilmediğini bankadan yazılı sormak.
  • Yakınları bilinen güvenilir bir kanaldan uyarmak; şüpheli numarayı geri aramak yerine bilinen numaradan doğrulama istemek.

Bu aralıkta atılan adımlar hem işlemin durdurulması hem de delillerin tespiti bakımından önem taşır. İspatta arama kayıtları ve baz istasyonu bilgileri, numaranın kime ait olduğu, ses kaydı varsa adli bilişim incelemesi, transferin alışılmış düzeninden sapması ve bankanın şüpheli işlem uyarısı kullanılır. Yapay zekâ ile ses klonlanmasına özgü bir Yargıtay kararına henüz rastlanmamıştır; uyuşmazlıklar mevcut dolandırıcılık ve banka sorumluluğu ilkeleri üzerinden çözülmektedir. Bankaya yapılan bildirim, karşı hesabın otomatik bloke edileceği ya da paranın mutlaka döneceği anlamına gelmez; işlem tutarı, zamanı ve alıcı bilgilerinin aktarılmasıyla birlikte değerlendirilir. Sizin sesiniz kullanılıp hesabınızdan para çıkmamışsa başkasının bankacılık hesabıyla ilgili işlemleri kendiniz yapmayın; şifre veya doğrulama kodu paylaşılmışsa ilgili hesapların güvenliği ayrıca ele alınır.

Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu ve Kişilik Hakkının Korunması

İhbar ve Şikayet Usulü

Ses klonlama dolandırıcılığında ceza yolunun kapısı Cumhuriyet başsavcılığıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikayet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir; bildirim yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir. Kolluğa yapılan bildirim savcılığa iletilir; başvurunun hangi makama yapıldığı soruşturmanın başlaması bakımından sonucu değiştirmez. Dilekçede "sesim yapay zekâyla taklit edildi" demekle yetinmek soruşturmanın yönünü belirsizleştirir. Kimliğin nasıl kullanıldığı anlatılmalıdır: hangi kişi arandı, sizin adınıza ne söylendi, para istendi mi, ödeme yapıldı mı, olay bilmiyorsanız kimden öğrenildiği belirtilmelidir. Failin kimliği bilinmiyorsa mevcut numaralar, hesaplar ve kayıtlar sunulur; şüphelenilen kişi varsa dayanağı açıklanır, doğrulanmamış tahmin kesin tespit gibi aktarılmaz. Yapay zekâ kullanıldığı iddiası bütün dosyalarda aynı suç vasfını kendiliğinden oluşturmaz; nitelikli hâllerin uygulanması olayın özelliklerine bağlıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir; kimliğinizi kullanan kişiyle sizin davranışınız ayrı tutulur. Sesi taklit edilen kişi ile parasını gönderen kişi aynı olmayabilir. Ödeme yapıldıysa transfer bilgileri gönderen yakınınızda, kimliğinizin kullanımına ilişkin bilgiler sizde bulunur; başvurular bağlantılı olsa da zarar ve belgeler farklıdır. "Benim hesabımdan para çıkmadı, yapabileceğim bir şey yok" düşüncesi bu nedenle doğru değildir. Kimliğinizin yanıltıcı kullanımı kişilik hakları yönünden, para gönderenin durumu dolandırıcılık ve ödeme işlemi bakımından ayrıca ele alınır. Şikayet ve ihbar süreleri suç türüne göre değişir; şikayete bağlı suçlarda TCK m.73 kapsamındaki altı aylık süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar ve öğrenme tarihi belgelenmelidir. Nitelikli dolandırıcılık resen soruşturulan bir suçtur; şikayetten vazgeçme soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez. Başvuru yapmanız, her iddia karşısında otomatik sorumsuzluk belgesi oluşturmaz; tek bir şikayet süresi veya kesin fail tespiti vaat edilmemelidir.

Kişilik Hakkına Dayalı Talepler ve Tazminat

Sesinizin ve kimliğinizin yanıltıcı kullanımı kişilik haklarınız yönünden değerlendirilir. Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 kapsamında hukuka aykırı saldırının önlenmesi, devam eden saldırının sona erdirilmesi veya etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti istenebilir; koşulları varsa maddi veya manevi tazminat talepleri gündeme gelir. Maddi zarar için TBK m.49, manevi zarar için TBK m.58 dayanak oluşturur. Söz konusu talepler ceza soruşturması beklenmeden hukuk mahkemesinde ileri sürülebilir; ceza davasındaki mahkûmiyet ile tazminat hesabı ayrı incelenir, ceza soruşturması tazminatı kendiliğinden karara bağlamaz. Davacı, kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir. Tazminatın belirlenmesinde ihlalin ağırlığı, yayılma alanı, yayında kalma süresi, gerçek sanılma ihtimali, failin amacı ve doğan somut zarar dikkate alınır; sabit bir tutar yoktur.

Platform Bildirimi ve İçeriğin Kaldırılması

Taklit ses sosyal medyada yayımlandığında mağdur, ilk olarak yayının bulunduğu bağlantıyı ve hesap bilgilerini kayıt altına alır, ardından platformun bildirim kanalına başvurur. Yalnız telefon aramasıyla internette kaldırılabilecek bir gönderi farklı durumlardır; platformdan kaldırma, bütün kopyaların silindiği anlamına gelmez. İçeriğin bağlantısı, kullanıcı adı ve yayım tarihi, noter aracılığıyla delil tespiti gibi yollarla hukuka uygun biçimde korunur; dosyayı tanımadığınız internet araçlarına yüklemek yeni bir veri paylaşımı yaratır. Delil kaybolmadan harekete geçilmesi, hesap silinme ihtimali bakımından önemlidir. Kişilik hakkı ihlalinde erişimin engellenmesi yolu bakımından güncel durum dikkatle değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesi, 11.10.2023 tarihli E. 2020/76, K. 2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun'un kişilik hakları nedeniyle içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesini düzenleyen 9. maddesini iptal etmiştir. Karar 10.01.2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış, iptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra 10 Ekim 2024'te yürürlüğe girmiştir. Kanunun güncel metninde kişilik hakkı ihlaline dayanan bu başvuru yolu yer almamaktadır; yürürlükten kalkmış maddeye dayanılarak yapılan başvurular sonuç doğurmaz ve mağdur vakit kaybeder. İhlal doğrudan özel hayatın gizliliğiyle ilgiliyse 5651 sayılı Kanun m.9/A'daki özel usul değerlendirilir. Bu yolda Başkanlığa doğrudan başvurarak erişimin engellenmesi istenebilir; başvuruda yayının tam adresi, ihlalin açıklaması ve kimlik bilgileri bulunmalıdır, eksiklik hâlinde talep işleme konulmaz. Başkan talebi derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirir; mağdur talebini yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmalıdır, hâkim en geç kırk sekiz saat içinde kararını açıklar, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Bu süre hiçbir olay için önceden öngörülemez; koşulların somut dosyada gerçekleşmesi gerekir. Engelleme URL esaslı uygulanır ve içerik yurt dışı kaynaklı olsa da tedbir Türkiye'den erişimi kapatır. Bunların dışındaki kişilik hakkı ihlallerinde Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında ihtiyati tedbir, saldırının durdurulması ve içeriğin kaldırılması talep edilebilir. Kişisel veri işleniyorsa veri sorumlusuna başvuru ayrı bir yol oluşturur; sorumlu en geç otuz gün içinde cevaplandırır. Ceza soruşturması, saldırının durdurulması ve zararların giderilmesi aynı amaca hizmet etmez; her biri kendi koşul ve süresine bağlıdır.

Adli Ses İncelemesi, Dijital Delilin Korunması ve Sahtelik İtirazı

Hukuka Uygunluk, Özgünlük ve Aidiyet İncelemesi

Ses kaydına dayanan bir ceza dosyasında itiraz, "bu kayıt sahtedir" demekle sınırlı kalmaz. İnceleme beş başlıkta ayrı yürütülür: kaydın hangi koşullarda elde edildiği (hukuka uygunluk), sunulan dosyanın iddia edilen kaynağa uyup uymadığı (özgünlük ve bütünlük), konuşanın veya gönderenin kim olduğu (aidiyet), konuşmanın öncesi ve sonrasıyla ne anlattığı (bağlam) ve tüm delillerin isnadı hangi güçte desteklediği (ispat yeterliliği). Montaj izi bulunmaması kaydın hukuka uygun elde edildiğini göstermez; bir telefon numarasının belirli bir kişiye ait olması da her işlemin o kişi tarafından yapıldığı anlamına gelmez.

Hukuka uygunluk incelemesinin çerçevesini Anayasa m.38/6 çizer: hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bulgular delil sayılamaz. CMK m.206/2-a hukuka aykırı delilin reddini, CMK m.217/2 suçun hukuka uygun elde edilen delille ispatını, CMK m.217/1 ise delillerin duruşmaya getirilip tartışılmasını düzenler. CMK m.230/1-b, gerekçede delillerin tartışılmasını, kabul ve reddedilen delillerin belirtilmesini gerektirir. Kanunda herkes için geçerli tek bir "dijital delile itiraz süresi" yoktur; CMK m.134 koşulları ilgili işlem bakımından ayrıca incelenir.

Aidiyet bakımından konuşmacı karşılaştırması ile sentetik ses araştırması aynı işlem değildir. Kaydı anlaşılır hâle getirmek, değiştirilip değiştirilmediğini araştırmak ve konuşmacıyı karşılaştırmak farklı amaçlardır. Otomatik bir aracın verdiği puan, kalibre edilmiş bir olasılık olarak kabul edilemez; "deepfake izi tespit edilemedi" sonucu ile "bu sözleri bu kişi söyledi" sonucu birbirinden ayrıdır. Montaj, cümle yerlerinin değiştirilmesi ve tamamen sentetik ses üretimi aynı teknik işlem değildir; inceleme yöntemi de aynı olamaz. "Yapay zekâ kullanılabilir" ihtimali her gerçek kaydı kendiliğinden değersiz hâle getirmez.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, ses kaydının hukuka uygunluğunu ve ispat gücünü birlikte okumuştur:

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/17657, K. 2025/8915, T. 23.10.2025: Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.10.2025 tarihli, 2023/17657 E., 2025/8915 K. sayılı kararı, ses kaydının hukuka uygunluğu ile ispat gücünü birlikte okumak bakımından önemlidir. Kararın tam metni Adalet Bakanlığının resmî UYAP Mevzuat ve İçtihat Programında yayımlanmaktadır. Tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin dosyada, tarafların boşanma aşamasında ve ihtilaflı oldukları; sanığın kayıtları kabul etmediği; kriminal raporda konuşmaların sanığa ait olmasının "2. Derece muhtemel tanıma" olarak belirtildiği açıklanmıştır. Daire, uzun süreli karşılıklı konuşmaların planlanarak kaydedildiğini, hükme esas alınan tek delilin ses kaydı olduğunu ve bu kaydın yasak delil kapsamında kaldığını değerlendirerek mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur. Kararda, isnadı destekleyen kesin ve somut delil bulunmadığına da işaret edilmiştir. Yapay zekâ ses kaydı deliline ilişkin bugünkü tartışmaya katkısı şudur: Teknik bir benzerlik ifadesi, kaydın elde edilme koşullarını ve diğer delilleri tartışma gereğini ortadan kaldırmaz. Bu son cümle, kararın deepfake hakkında hüküm kurduğu iddiası değil, kararın ilkelerinden hareketle yapılan hukuki değerlendirmedir. Resmî karar tam metni: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 2023/17657 E., 2025/8915 K.

Buna göre kaydın elde edilme koşulları ile diğer delillerin uyumu ayrı ayrı tartışılmadan, yalnız konuşmacı benzerliğine dayanılarak hüküm kurulamaz. Dairenin atıf yaptığı ölçüt aynı sorunun çerçevesini çizer:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1270, K. 2013/248, T. 21.05.2013: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli, 2012/1270 E., 2013/248 K. sayılı kararı, ani gelişen olay ile planlı kayıt ayrımına ilişkin ölçütü ortaya koymaktadır. Atıf yapılan ölçüt; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan suç bakımından yeniden kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma olanağının bulunmadığı koşullarda yaptığı kaydın hukuka uygunluğunun değerlendirilebilmesidir. Bu ölçüt, "Konuşmanın tarafıysam her zaman gizlice kaydedebilirim" şeklinde bir izin oluşturmaz. Olayın gelişimi, başka ispat imkânları ve kayıt alma süreci birlikte değerlendirilir. Ayrıca kaydın elde edilmesinin hukuka uygun bulunması, dosyanın montajsız veya konuşmacı aidiyetinin kesin olduğunun tespiti değildir. Bu künye ve atıf yapılan ilke, 2025 tarihli resmî Yargıtay tam metni üzerinden aktarılmaktadır. Ceza Genel Kuruluna yapay zekâ veya güncel ses klonlama teknolojileri hakkında açıklamadığı bir görüş yüklenmemektedir.

Muhafaza Zinciri ve Hash Değeri

Tartışmalı materyal, ilk aşamada değiştirilmeden korunur. Tekrar kayıt, format dönüştürme ve gürültü temizleme sonraki incelemeyi zorlaştırır; kaydı kesmek, üzerine ses eklemek veya yalnız kısa bir bölümü paylaşmak bağlam değerlendirmesini bozar. Açıklama için kopya hazırlanırken asıl dosya korunur. Sunulan materyal tanımlanır: dosya adı, uzantı, süre, sunulduğu tarih ve cihaz. Kaynak ve aktarım zinciri açıklattırılır, cihaz ve kayıtların muhafazası istenir, saat ve bağlam bakımından çelişkiler somutlaştırılır.

Hash değeri, belirli bir andaki dosya ile sonraki kopyanın aynı olup olmadığını karşılaştırmaya yarar. Başlangıçta sahte oluşturulmuş bir dosyanın da hash değeri bulunur ve hash tek başına konuşmacıyı ispatlamaz. Metaveri de kendi başına değiştirilemez bir olay tutanağı değildir. SWGDE dijital ses doğrulama rehberi, kaydın iddia edilen üretim biçimiyle uyumunu araştırır; muhafaza zincirini ve analiz gerekçelerini önemser. NIST'in sentetik içerik raporu, sentetik ses tespitinin yönteme, veri kümesine ve ön işlemeye göre değiştiğini; bilinmeyen üretici modellerin, gürültünün ve dil farklılıklarının başarıyı etkileyebildiğini açıklar.

WhatsApp ekran görüntüsü, konuşmanın tamamı ve kaynak cihaz incelenmeden yalnızca görünüşü üzerinden doğrulanamaz; ancak ekran görüntüsü olması materyali her durumda değersiz kılmaz. Rehberde yazan adın hesap kimliğiyle aynı şey olmadığı, numaranın ve hesabın olay tarihinde kim tarafından kullanıldığı araştırılır; kesilmiş ekran, eksik tarih ve saat uyumsuzluğu somutlaştırılır. Bir ses dosyasının WhatsApp üzerinden iletilmesi, gönderenin kayıttaki konuşmacı olduğunu göstermez; platformdan hangi verinin elde edilebileceği hizmetin teknik yapısına ve hukuki usule bağlıdır.

Uzman İncelemesi ve İtiraz Süreci

Dilekçe; materyalin tanımı, tartışılan olgu, somut gerekçe, araştırma yöntemi ve açık talep sırasıyla ilerler. Talep çerçevesi şu başlıkları içerir:

  • Ses materyalinin kaynak dosyasının, elde edilme koşullarının ve aktarım zincirinin açıklattırılması.

  • Özgünlük ve konuşmacı aidiyetine ilişkin itirazların uygun uzmanlık incelemesiyle değerlendirilmesi.

  • Raporda yöntemin, dayanak verilerin ve sınırlılıkların gösterilmesi.

  • Hukuka aykırı elde edildiği saptanan delilin CMK m.206/2-a ve m.217/2 kapsamında kullanılmaması.

  • Diğer itirazların, delilin ispat gücü yönünden gerekçeli karşılanması.

Bilirkişiye yöneltilecek sorular hedefli olur: materyalin kaynak dosya mı yoksa yeniden kaydedilmiş bir sürüm mü olduğu, teslim zincirinin belgelenip belgelenmediği, yeniden kodlama veya birleştirme bulguları, sentetik ses araştırmasında kullanılan yöntemin Türkçe ve dosya koşullarındaki geçerliliği, otomatik aracın sürümü ve hata oranı, konuşmacı karşılaştırması için örneklerin elverişliliği ve sonuçların denetlenebilirliği. CMK m.67/3 uyarınca teknik bulguyu uzman açıklar; delilin hukuken kullanılabilirliğine ve suçun sabit olup olmadığına mahkeme karar verir. CMK m.67/5 itiraz ve yeni inceleme istemleri için süre verilmesini, CMK m.67/6 bilimsel mütalaa alınmasını düzenler; aynı fıkrada yalnızca bilimsel mütalaa gerekçesiyle ayrıca süre istenemeyeceği öngörülmüştür. CMK m.68 kapsamında bilirkişi veya uzmanın duruşmada dinlenmesi istenebilir.

Bir hukuk yargılamasında hukuka aykırı elde edilmiş delilin kullanılamayacağı da kabul edilmiştir:

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/5125, K. 2019/1595, T. 20.03.2019: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil, hukuk yargılamasında da hükme esas alınamaz (HMK m. 189/2). Daire, hükmün tek ve belirleyici olarak hukuka aykırı biçimde elde edilmiş kayıtlara dayandırıldığı davada istemin tümden reddi gerektiğine karar vermiştir. Deepfake mağduru açısından pratik sonucu açıktır: faili ortaya çıkarmak için hukuka aykırı yollara başvurmak, davanın tamamını riske atar.

İtirazın duruşmanın sonuna bırakılması, kaydı temizleyip kaynak dosyayı kaybetmek, hash'i gerçeklik belgesi saymak, tek ekran görüntüsünü konuşmanın tamamı yerine koymak ve raporun yalnız sonuç cümlesiyle yetinmek değerlendirmeyi zayıflatır. Her kaydı "yapay zekâ" diyerek reddetmek de aynı ölçüde hatalıdır. İnceleme sırasında dosyayı tanımadığınız internet araçlarına yüklemek yeni bir veri paylaşımı yaratır; dosyanın bir kopyasını hazırlayıp aslını elinizde tutmak gerekir.

Somut atılacak adımlar şunlardır: karşılaştığınız ses dosyasını, mesajları ve arama kayıtlarını orijinal hâliyle saklayın; dosya üzerinde kesme, dönüştürme veya temizleme yapmayın; kaydı kimin, hangi numaradan ve hangi hesaptan gönderdiğini not edin; kaydın ilk kimden geldiğini ve size nasıl ulaştığını açıklayan kısa bir olay çizelgesi tutun; savcılığa başvuruda sesin yapay zekâ ile üretildiği iddiasını yazıp adli bilişim incelemesi talep edin; kovuşturma aşamasında kaydın hukuka uygunluğu, özgünlüğü ve konuşmacı aidiyetine yönelik itirazlarınızı dilekçeyle ileri sürün; bilirkişiye yöntem, veri ve hata oranı bakımından sorulacak soruları önceden hazırlayın; CMK m.67/5 ve m.67/6 kapsamındaki süre ve bilimsel mütalaa imkânlarını kaçırmayın. Failin kimliği ve kaydın teknik niteliği her dosyada ayrı değerlendirilir; teknik bir ihtimalin somut dosyada gerçekleştiği belirlenmeden olay gibi sunulması sonucu değiştirmez.

Yazar Görseli
Müellif

Av. Ali Haydar GÜLEÇ

Güleç Hukuk Bürosu'nda 9 yıldır yöneticilik ve avukatlık yapmaktadır.